illerden Gaziantep’te basın mensupları ile buluştu.
Depremin olduğu ilk günden itibaren deprem bölgesinde il il ilçe ilçe dolaştıklarını belirten Babacan,
depremin geride büyük bir yıkım bıraktığını belirterek “ Çok acılıyız. İçimiz yanıyor. Kahroluyoruz. Bir
baba olarak, bir evlat olarak, bir eş olarak; tek tek dinlediğim hikayelerle, tanık olduğum acılarla
kahroluyorum.” Dedi.
Basın mensuplarına “Arkadaşlar devlet niye var? Soruyorum size devlet niye var?” diye seslenen
Babacan hükümetin afet yönetimi ve organizasyonunda yetersiz kaldığını söyledi.
2019’da bu ülkenin İçişleri Bakanlığının tüm mülki yönetimle beraber, merkez üssü Pazarcık olan
7,5 şiddetinde bir depremin senaryosunun tatbikatını 3 gün boyunca yaptığını vurgulayan
Babacan, “Pekii…Yaptı da ne oldu? Tüm bu bilgiler ışığında gereken yapıldı mı? Önlemler alındı
mı?” diye sordu.
Yaşanan depremlere asrın felaketi denilerek hükümetin rolünün sorgulanamaz hale getirilmeye
çalışıldığını belirten Babacan, “Asrın ihmali oldu. Asrın kayıtsızlığı oldu. Asrın işbilmezliği oldu.
Evet, deprem önlenemez. Ama ölümcül yıkımlar önlenebilir.” Dedi.
Babacan sözlerine şöyle devam etti:
Ben bugün itibariyle depremden etkilenen 10 şehrimize gittim. Çünkü ben bu 10 şehirde, yüzlerce
vatandaşımızın feryadını tam yüreğimde hissettim.Afet bölgesindeki vatandaşlarımız bana sorular
sordu. Vatandaşlarımız benden bu soruları, ülkeyi yönetenlere sormamı istedi. Ben de
vatandaşlarımıza söz verdim “Sizin adınıza bu soruları soracağım” dedim.
Üzerime aldığım emanetin gereğini yerine getireceğim” dedim. Gün, bu soruları sorma zamanıdır.
Gün, şeffaf şekilde sorularla yüzleşme zamanıdır. Gün, vatandaşımıza gerçekte ne olduğunu
anlatma zamanıdır. Sorumluluk sahibi bir iktidar tüm bu soruların cevabını vermelidir. Vermelidir
ki bir daha bu acılar yaşanmasın.