Acar, söz konusu ihalede ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirterek, “Belediye un değil, halkın bütçesini öğütmüştür” ifadelerini kullandı.

Ramazan ayında artan ekmek ihtiyacını karşılamak amacıyla yapılan alımda doğrudan temin yönteminin tercih edilmesini eleştiren Acar, bu yöntemin olağanüstü hâl, afet, salgın gibi durumlarda başvurulan istisnai bir uygulama olduğunu vurguladı. Ramazan ayının takviminin önceden belli olduğunu hatırlatan Acar, bu kadar yüksek tonajlı bir alımın neden açık ihale yerine doğrudan teminle yapıldığının kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyledi.

Denetim Komisyonu incelemelerine de değinen Acar, piyasa fiyatı ortalama 900 TL olan unun belediye tarafından 1000 TL’ye satın alındığını öne sürdü. Ayrıca 600 tonluk alımın ardından üç gün sonra 975 TL’den bir kamyon daha un temin edilmesinin çelişki yarattığını belirtti.

İhale sürecinin aynı gün içinde tamamlanmasına da dikkat çeken Acar, “3 Şubat’ta ihale yapılıyor, teklifler alınıyor, değerlendirme yapılıyor, sözleşme imzalanıyor ve 600 ton unun teslim alındığı belirtiliyor. Bu kadar büyük bir sevkiyatın bir gün içinde gerçekleştirilmesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Unun hangi depoya indirildiği ve teslim sürecine ilişkin görüntüler kamuoyu ile paylaşılmalıdır” dedi.

CHP’li belediyeler ve piyasa araştırmalarından elde edilen emsal fiyatlara işaret eden Acar, kamu zararının oluştuğunu savunarak sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti. “Tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak bizim sorumluluğumuzdur. Bu konuda şeffaflık sağlanana kadar konunun peşini bırakmayacağız” diye konuştu.

Acar, kamu kaynaklarının etkin ve şeffaf kullanılması gerektiğini belirterek, sorumluların zamanı geldiğinde hesap vereceğini sözlerine ekledi.