Gaziantep Tutku Gazetesi - Gaziantep Haber , Gaziantep Son Dakika
⌂
Anasayfa ›SAĞLIK
SAĞLIK

KADINLARIN KORKULU RÜYASI

Yayınlama: 02.06.2020 - 14:33 Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Gaziantep Tutku Okunma: 3
Paylaş:

Polikistikover Sendromu’nun kadınlarda erkeklik hormonu fazlalığı ve adet düzensizliği ile karakterize edildiğini, bu rahatsızlığın toplumda sık karşılaşılan bir kompleks bozukluk olduğunun altını çizerek şunları söyledi:

‘’ Polikistikover Sendromu’nun nedenleri kesin olarak bilinmemekle birlikte, hastalık genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkabilmektedir. Polikistikover Sendromu’nun ortaya çıkmasında etkili olan unsurlar, genellikle overlerin fonksiyonlarını düzenleyen hormonların (gonadotropin) dinamiğindeki değişiklikler, steroidogenez eksiklikleri, insülin salınım ve etki bozuklukları ile birlikte genetik faktörler ön plana çıkmaktadır. Polikistikover Sendromu hastalarında genellikle insülin direnci zayıflığı ve obezite sık görülen bir bulgular olarak öne çıkmaktadır. Polikistikover Sendromu’nda insülin direnci ve kandaki insülinin normalden yüksek olduğu (hiperinsülinemi ) overde androjen sentezini ve ayrıca seks hormonu bağlayıcı globülin düzeyinde azalmayla serbest testesteron düzeyini artırmaktadır. Hastalarda androjen fazlalığı (hiperandrojenizm) biyokimyasal ya da klinik olabilir. Biyokimyasal hiperandrojenizm başta testesteron olmak üzere serum androjenlerindeki artışa bağlı olarak hastalarımızda genellikle tüylenmede (hirşutizm) artış görülmektedir. Akne, ciltte yağlanma ve erkek tipi saç dökülmesi de hiperandrojenizme bağlı olarak karşımıza çıkabilmektedir. Polikistikover Sendromu olan hastalarımızın menstrual öykülerinde adet aralıklarının 21 günden kısa ya da 35 günden uzun olması oldukça öne çıkan bir durumdur. Ancak Polikistikover Sendromu olan kişilerin %20’lere ulaşan oranda adetlerinin düzenli olabileceği de bildirilmiştir. Bu hastalarda uzun dönemde glukoz intoleransı, tip 2 diyabet, dislipidemi, obezite, hipertansiyon, kardiyovasküler hastalıklar ve depresyon da oluşabilmektedir. Bu anlamda, tedavi hedefleri androjen fazlalığının kontrol edilmesi, adet düzensizliğinin düzeltilmesi ve doğurganlığın (fertilite) sağlanması şeklinde sıralanabilir. Hiperandrojenizm tedavisinde farmakolojik yaklaşımlar androjenlerin baskılanması ve hedef organ etkilerinin azaltılması şeklindedir. Tedaviye yanıt en erken altı ay sonunda ortaya çıkmaktadır. Bu süre dahilinde hastalarda motivasyon kaybı oluşmaması ise yerinde bir karar olacaktır. Başarılı tedavi için farmakolojik ajanlar, mekanik/kozmetik yöntemler ile birlikte kullanılmalıdır. Hastalarda insülin direnci mevcut ise yaşam tarzı değişikliklerine ilaveten medikal tedavi seçeneği de hasta bazında değerlendirilmelidir. Ayrıca bu rahatsızlık hastalarda uzun dönemde diğer sağlık problemlerine neden olabildiği için bu hastalığın yakından takip ve tedavisi planlanmalıdır.’’ diye konuştu.

Son Haberler

Gaziantep’ten Türkiye’ye örnek olacak adım

29.09.2026 - 23:47

BAŞKAN ŞAHİN, KUZEYŞEHİR ATIK SU ARITMA TESİSİ İNŞAAT ALANINI İNCELEDİ

29.09.2026 - 21:35

Sonbaharda Acil Servis Başvuruları Artıyor: Prof. Dr. Durukan’dan Kritik Uyarılar

29.09.2026 - 21:35

Gaziantep’ten İstanbul’a Gönül Köprüsü; Bünyamin Bozgeyik Kapı Kapı Dolaştı

29.09.2026 - 21:34

BAŞKAN TAHMAZOĞLU’NDAN MESEM ÖĞRENCİLERİNİ ZİYARET ETTİ

29.09.2026 - 21:33

Öztürkmen, katliam gibi kazanın yaşandığı yerde… Daha kaç kişinin ölmesi gerekiyor

29.09.2026 - 21:32

BAŞKAN YILMAZ’DAN GAZİANTEP OTİZM VAKFI OKULU’NA ZİYARET

29.09.2026 - 21:32

TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ GASTROANTEP

28.09.2026 - 21:22

“Nizip’te belediye ve hayırsever dayanışması hizmete dönüştü”

28.09.2026 - 21:12

Dışkıda kan görenler dikkat: Her kanama hemoroid olmayabilir

28.09.2026 - 18:42
Son Makaleler
Kategoriler
EGITIM EKONOMI GUNDEM ilan Köşe Yazıları KULTUR SANAT SAĞLIK SIYASET Son dakika SPOR