Gaziantep Tutku Gazetesi - Gaziantep Haber , Gaziantep Son Dakika
⌂
Anasayfa ›SAĞLIK
SAĞLIK

MİGRENE DİKKAT

Yayınlama: 16.07.2024 - 12:50 Kaynak: Haber Merkezi Muhabir: Gaziantep Tutku Okunma: 11
Paylaş:

SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Münife Neyal, her yaşta ortaya çıkabilen migrenin toplumda oldukça sık görüldüğünü söyledi.

Prof. Dr. Neyal, migrenin, ataklar şeklinde gelen, kendine özgü belirtileri bulunan baş ağrısı dönemleri ile karakterize bir durum olduğuna dikkat çekti.

Migrenin kişisel yatkınlık zemininde ortaya çıktığına ve başka bir hastalığa bağlı olmadığına vurgu yapan Prof. Dr. Neyal, “Çoğu hastada ağrı başka bir uyarı olmaksızın başlar, ancak bazı hastalarda ağrı başlamadan önce ortaya çıkar. Ağrının geldiğini haber veren belirtiler vardır” dedi.

Migren tanısının hastadan alınan tıbbi öykü ve muayene ile konulduğunu belirten Prof. Dr. Neyal, “Ağrının ne kadar zamandır olduğu, ataklarla gelip gelmediği, sıklığı, bir atağın süresi, ağrının karakteri, başladığı bölge, başlama, ilerleme ve sonlanma özellikleri, ağrıyla birlikte bulunan durumlar, ortaya çıkmasını kolaylaştıran faktörler gibi birçok özellik ağrının migren özelliklerine sahip olup olmadığını gösterir” değerlendirmesini yaptı.

Prof. Dr. Neyal, kan tahlilleri, beyin MR’ı gibi tetkiklerin tanı amacıyla değil, migreni taklit edebilecek ve bazıları hayati öneme sahip hastalıklara ilişkin şüphelerin dışlanması amacıyla değerlendirildiğini kaydetti.

Migren ataklarında ağrı başlarken hafif veya orta şiddette olabileceğini vurgulayan Prof. Dr. Neyal, şöyle devam etti:

“Erken dönemde ilaç alınmamışsa sonraki saatlerde zonklayıcı karakter kazanır ve çok şiddetli hale gelir. Eğilmek, kalkmak, öksürmek, başı sallamak gibi herhangi bir fiziksel aktivite yapılması baş ağrısını çok şiddetlendirebilir. Kişiler bunu bazen ‘öne eğildiğimde beynim dışarı akacak gibi hissediyorum’ şeklinde ifade ederler. Ağrı aynı kişinin farklı ataklarında bazen sağ, bazen soldan olmak üzere tek taraflı başlayabilir.”

Ataklarda ışık ve sesten aşırı rahatsız olma, bulantı veya kusma da görüldüğünün altını çizen Prof. Dr. Neyal, şu bilgileri paylaştı:

“Kokulara karşı şiddetli duyarlılık olabilir. Huzursuzluk, iştahsızlık, isteksizlik, hareketlerin beceriksizleşmesi, bağırsak hareketlerinde değişiklikler, dikkat dağınıklığı, konuşurken doğru kelimeleri bulmada zorluk gibi farklı belirtiler ortaya çıkabilir. Bu belirtilerin her hastada hatta aynı kişinin bütün ataklarında ortaya çıkması gerekmez. İlaç alınmamış bir atak dönemi en az 4 saat en çok 72 saat sürer ancak büyük çoğunlukla 24 saati aşmaz.”

 

ATAĞIN ORTAYA ÇIKMASINI KOLAYLAŞTIRAN DURUMLAR VARDIR

Migren atağının ortaya çıkmasını kolaylaştıran durumlara değinen Prof. Dr. Neyal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Açlık, uyku düzen değişiklikleri (Alışılandan az ya da çok uyumak), parlak ışıklar, ağır kokular gibi şiddetli duyusal uyaranlara maruz kalmak, sigara içmek veya içilen ortamlarda bulunmak, raf ömrünü uzatan bazı maddeleri barındıran yiyecek ve içecekler, alkol (Özellikle fermente içkiler), işlenmiş veya konserve yapılmış etler vb. yiyecekler, doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçların kullanılması atağın ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

Kişilerin ataklarını kolaylaştıran durumları fark ederek, uzak durmaları atak sayısını azaltacaktır. Baş ağrısının sıklığı, şiddeti ya da karakteri değişirse mutlaka bir nöroloji uzmanına başvurmak gerekir. Bu durumda ayırıcı tanı açısından hastaların tekrar değerlendirilmesi gerekir. Eğer baş ağrısına neden olabilecek başka bir hastalık gelişmişse bunun tedavisine öncelik verilir.”

TEDAVİNİN AMACI

“Tedavide amaç baş ağrısının ömür boyu olmamasını sağlamak değildir. Böyle bir tedavi biçimi bugüne kadar keşfedilmedi” diyen Prof. Dr. Neyal, sözlerini şöyle tamamladı:

“Tedavini amacı atakların şiddet ve sıklığını azaltarak yaşam kalitesini ve özel yaşam, iş ve okulda günlük işlevselliği artırmaktır. Tedavi yanıtında kişisel faktörler önemlidir. Aynı ilaçtan bazı hastalar daha düşük dozda fayda görürken, bazıları daha yüksek dozda fayda görür. Tedavi sırasında hastaların düzenli takibi ve tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi, bireysel doz ayarlamaları tedavi başarısında önemlidir.”

Son Haberler

GİBTÜ Hezarfen İHA Takımı’ndan TEKNOFEST’te Büyük Başarı

30.09.2026 - 19:01

BU YILIN TEMASI “DENEYİM ÇAĞI: GASTRONOMİ, TARIM, TURİZM VE MİSAFİRPERVERLİK”

30.09.2026 - 19:01

Akcan: “İhracatçılarımızı Dijital Dönüşümle Geleceğe Hazırlıyoruz”

30.09.2026 - 19:00

BAŞKAN YILMAZ, DÜLÜK ANTİK KENTİ’NİN TARİHİ MİRASINI VİYANA’DA ANLATTI

30.09.2026 - 18:59

BAŞKAN TAHMAZOĞLU TEKNOFEST GÜNEYDOĞU’DA

30.09.2026 - 18:51

GAZİANTEP’TE İTFAİYE HAFTASI ETKİNLİKLERLE KUTLANDI

30.09.2026 - 18:35

TFF'den bahis soruşturması: 448 yönetici PFDK'ya sevk edildi

30.09.2026 - 18:29

Gaziantep’ten Türkiye’ye örnek olacak adım

29.09.2026 - 23:47

BAŞKAN ŞAHİN, KUZEYŞEHİR ATIK SU ARITMA TESİSİ İNŞAAT ALANINI İNCELEDİ

29.09.2026 - 21:35

Sonbaharda Acil Servis Başvuruları Artıyor: Prof. Dr. Durukan’dan Kritik Uyarılar

29.09.2026 - 21:35
Son Makaleler
Kategoriler
EGITIM EKONOMI GUNDEM ilan Köşe Yazıları KULTUR SANAT SAĞLIK SIYASET Son dakika SPOR