ÖZTÜRKMEN: ‘DEMOKRASİ TARİHİMİZDE BİR YAŞADIK
“Ülkemiz demokrasi tarihinde ilk kez deneyimlenen bir seçim yaşadı. Yaklaşık 100 yıllık demokrasi tarihimizde ilk kez çok farklı kulvarlarda yer alan 6 siyasi parti ülkeyi içinde bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak amacıyla bir araya geldi. Kendi programlarındaki bazı taleplerinden de ödün vererek, tabiri caizse cehennemin kapılarını kapatmak amacıyla el ele verip bir süreç yürüttüler. Bu sürecin sonunda birlikte seçime girme iradesini gösterdiler. Ardından yine demokrasi tarihimizde bir ilk olan 2 turda tamamlanan bir Cumhurbaşkanlığı seçimi yaşadık. Bu Millet ittifakı sürecinde bir ilk olması nedeni ile belki bir takım yanlışlarımız, eksikliklerimiz olmuş olabilir. Örneğin bu mutabakat metni hazırlama süreci çok uzun oldu. Halkımızda bir bıkkınlık, bezginlik duygusuna yol açtı. Bir diğeri ise özellikle İYİ Parti’den kaynaklanan aday açıklamaları Cumhurbaşkanı Adayımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun sanki kazanmayacak bir adaymış gibi bir algı yaratılmasına yol açtı. Buna rağmen gerek genel merkezimiz gerek ise Millet İttifakı çok başarılı bir seçim çalışması yürüttü.“
ÖZTÜRKMEN: ‘DEMOKRASİYE UYMAYAN SEÇİM YAŞANDI.
2023 Cumhurbaşkanlığı seçiminden bahseden Öztürkmen, “Diğer taraftan Türkiye’de Cumhuriyet tarihinde daha evvel yaşanmamış ve demokrasiye uymayan, eşit koşulların olmadığı bir seçim yaşandı. Devletin televizyon kanalı olan TRT, diğer bir cumhurbaşkanı adayına 48 saat yer verirken Sayın Kılıçdaroğlu’na 32 dakika yer verdi. Miting meydanları her şehirde Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a açıkken, Sayın Kılıçdaroğlu’na ve bizim diğer liderlerimize kapatıldı. Medya Sayın Erdoğan’ın açıklamalarını 49 televizyon kanalında canlı ve saatler sürse bile verirken, çok kısıtlı izlendiğini düşündüğümüz muhalif kanallar diye tabir edilen 3 ya da 4 kanal ancak Millet İttifakı liderlerinin seslerini duyurmaya çalıştı ki oda gördüğümüz kadarıyla kamuoyunda yetersiz kaldı. Ayrıca bunları veren televizyon kanalları da baskı altına alındı. Tehdit edilmeye başlandı. Seçmenin iradesi hukuk dışı yollarla, siyaset ahlakı yöntemleriyle baskı altına alındı. Sayın Genel Başkanımız özellikle 2. tur öncesinde sanki PKK ile bir iş birliği içerisindeymiş gibi gösterilen düzmece videolarla, kasetlerle yaygın medyada yüzde 95’ini iktidarın kontrol ettiği medyada Genel Başkanımız kriminalize edilmeye çalışıldı. Halkta bir güven kaygısı yaratıldı. Sanki Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanlığını kazanırsa, PKK ile iş birliği yapacak, HDP’ye bakanlık verecek, ülkenin yönetiminde HDP’yi ortak yapacak gibi şeylerle vatandaşlarda güvenlik kaygısı yaratılmaya çalışıldı“ dedi.
ÖZTÜRKMEN: ‘’SEÇİMİ TÜRK HALKI DEĞİL ARAP HALKI BELİRLEDİ’’
Seçimlerden söz ederken ülkede bulunan yabancı uyrukluların oy oranından bahseden Öztürkmen, “Türk halkının en az yüzde 50 ‘si Millet İttifakına destek verdi.
Geçtiğimiz günlerde Gaziantep’te basın toplantısı yapan AK Parti Grup Başkan Vekili Sayın Abdulhamit Gül, ‘seçim sonuçlarını anketler değil, milletin iradesi belirler.’ demiş. Seçim sonuçlarını Türk halkının iradesi belirlemedi, seçim sonuçlarını Arapların iradesi belirledi.
Seçim sonuçlarını arkasına 4 tane kadını alarak Türkçe bilmediği halde gelip Türk halkının geleceğine karar veren Araplar belirledi. Parayla vatandaşlık satılan vatandaşlar belirledi. Türkiye’de yaşamayan, Türkiye’nin koşullarını bilmeyen Katarlılar, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistanlılar ve ülkemizdeki toplam miktarı 2 buçuk milyon olduğu iddia edilen seçmenler belirledi. Gaziantep Eski Valisi, Abdulhamit Gül ile beraber kapı kapı dolaşarak, AK Parti’ye oy istedi. Devlet jandarmasıyla, polisi ile Valisi ile Kaymakamı ile Müftüsü ile İmamı ile ve yüz binlerce cami görevlisiyle AK Parti’ye oy istedi. Bu eşit bir yarış mıdır? Bir taraftan yarışan bir adayın eli, kolu ayağı bağlanıyor. Görevini namusuyla yapan tüm devlet memurlarını tenzih ediyorum. Onlardan özür diliyorum ama yaklaşık yüzde 90’nı AK Parti’ye çalıştı. Dolayısıyla bu seçim 2 eşit yarışçı arasında değildi bu seçim sonuçları devlete rağmen alınan bir sonuçtur. Bu nedenle Sayın Abdulhamit Gül’ün söylemine katılmıyorum. Milletin iradesi gasp edilmiştir. Milletin iradesi sakatlanmıştır. Seçim sonuçları millet iradesini yansıtan bir seçim olmamıştır“ şeklinde konuştu.
Basın toplantısında konuşan CHP 28. Dönem Gaziantep Milletvekili Melih Meriç ise ‘’Biz bu süreçte mecliste bulunan milletvekili arkadaşlarımızla birlikte Türkiye’nin bütün sorunlarını çözmeye hazırız’’ diyerek sözlerine şu ifadeleri ekledi.
MERİÇ: ‘’HER ZAMAN GENEL BAŞKANIMIZIN EMRİNDEYİZ”
“Sayın Abdulhamit Gül’ün anketlerle yaptığı açıklama bizi üzmüştür. Özellikle Sayın Genel Başkanımız hakkında yaptığı yorumlarda kendine yakışmamıştır. Ben Gaziantep’ten meclise ilk gittiğimde tüm milletvekillerinin konu Gaziantep ve Türkiye olduğunda yan yana gelerek çözüm aradıklarını gördüm. Biz bu süreçte meclis bulunan milletvekili arkadaşlarımızla birlikte Türkiye’nin sorunlarını çözmeye hazırız. Diğer bir konu ise Gaziantep Milletvekili olarak Sayın Abdulhamit Gül’ün ülkenin geleceğinin yeni bir Anayasa ile değiştirilmesi ve tekrar değerlendirilmesi gerektiği konusundaki açıklamasını da doğru bulmuyorum. Sanki bu ülkeyi 20 yıldan beri bir başkası yönetiyor, şaşkınlık içerisindeyim. Dilerim ki Sivil Anayasayı eşit, adaletli ve hukuk çerçevesinde oluşmuş şekilde halkımızın takdirine sunarız. Ayrıca sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bu seçim sürecine çok iyi hazırlandı ve adaletsiz seçim sonucuna göre yüzde 48 oy almış bir genel başkanımız var. Genel başkanımızın bu kadar adaletsizliğe, eşitsizliğe rağmen kaybetmiş olsakta çok emek verdiğini ve CHP’yi bir yerde tutmak konusunda ki gayretlerini sevgi ve saygı ile karşılıyorum. Sayın Genel Başkanımızı çok başarılı buluyorum ve eğer devam ederse de kendisinin yanında duracağımı açık bir şekilde söylerim ama eğer çekilirse de her zaman emrinde olacağımızı buradan beyan ediyorum”