Mustafa Yılmaz'ın sosyal medya üzerinden yayımladığı videolarda kullandığı ifadeler, birçok kişi tarafından tehdit ve şantaj izlenimi verdiği şeklinde yorumlanıyor.

Mustafa Yılmaz, "Bu zamana kadar sustum, artık susmayacağım." diyerek yeğenleri Umut Yılmaz ve Özgür Yılmaz'ı yolsuzlukla suçluyor. Ayrıca tehdit edildiğini de öne sürüyor.

Kamuoyu olarak şu soruları soruyoruz:

* Madem elinizde bu kadar ciddi iddialar vardı, bugüne kadar neden sustunuz?
* Neden bu iddiaları Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunarak taşımadınız?
* Bunun için bir beklentiniz mi vardı?
* Ahmet Yılmaz döneminde yaşandığını söylediğiniz kurşunlama olayı neden şimdi gündeme geliyor?
* Karkamış'ın sevilen isimlerinden Mehmet Polat'ın, "Yeğenlerim bana bakmıyor." sözleriyle dile getirdiği süreçte bir makam ya da makam aracı talebinde bulundunuz mu? Bulunduysanız, bu talepler karşılanmayınca sosyal medyada Umut Yılmaz'a yönelik bu açıklamaları yapmanız kamuoyunda soru işaretlerine neden olmuyor mu?
* Şimdi de Ercan Karakoyun'u suçluyorsunuz. İddia ettiğiniz para transferini bizzat gördünüz mü? Elinizde bunu doğrulayacak somut deliller var mı?

Eğer Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz hakkında yolsuzluk iddialarınız varsa, neden bunları sosyal medya üzerinden parça parça paylaşmak yerine doğrudan Cumhuriyet savcılıklarına sunmuyorsunuz?

Videoları neden tek seferde yayımlamıyor, "Bir sonraki videoda yolsuzlukları anlatacağım." diyerek kamuoyuna mesaj veriyorsunuz? Bu yöntemin amacı nedir? Bir beklentiniz mi var?

Eğer elinizde belge ve deliller bulunduğunu iddia ediyorsanız, bunların yeri sosyal medya değil, adli makamlardır. Kamuoyunda, bu şekilde yapılan paylaşımların baskı oluşturma veya farklı amaçlar taşıdığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.