Binlerce işyerinin pandemi nedeni ile faaliyetlerini durdurması, işsizlik oranın her geçen gün artması, temel gıda fiyatlarının devamlı yükselmesi ve Türk Lirası’ndaki değer kaybı yoksulluğun boyutlarını arttırdığı gibi birçok toplumsal sorunu da beraberinde getirmektedir.
Ekonomide yaşanan kötü gidişatın ardından artan intihar vakaları, İçişleri Bakanlığı’nın istatistiklerine de yansımaktadır. Veriler, yoksulluk nedeniyle yaşanan intiharlarda “bölge” ayrımı olmadığını, “geçim sıkıntısı, borç ve işsizlik” nedeniyle tüm ülkede yaşanan intihar sayısının sürekli arttığını ortaya koymaktadır.
Bakanlığın intiharlarla ilgili verilerine göre, hastalıklar, ekonomik sıkıntılar ve gelecek kaygısı intihar nedenlerinde başı çekerken, ülke genelindeki “geçim sıkıntısı, borç ve işsizlik” gibi etkenler intiharları artırmada büyük rol oynamaktadır. Bu rakamlara göre, Nevşehir’de bir yılda yaşanan intihar vakalarının yüzde 50’si, Hakkâri’de yüzde 40’ı ve Uşak’ta yüzde 33’ü yoksulluk yüzünden meydana gelmiş.
Milyonlarca işsiz insan, özellikle birçoğu genç olan bu kişiler giderek uzayan iş arama süreci ile birlikte huzursuzluk ve karamsarlığa sürüklenmekte, aile içi şiddet ve psikolojik sorunlar artmaktadır. Son yıllarda ekonomik sorunlar yüzünden artan intihar olayları, pandemi döneminde daha da sık görülmeye başlandı.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) en son yayımladığı 2018 verilerine toplam 3 bin 161 kişi intihar ederek maalesef yaşamına son vermiş. İntihar edenlerin yüzde 75,6’sını erkekler, yüzde 24,4’ünü ise kadınlar oluşturmakta. Dolayısıyla bu verilere bakıldığı zaman intihar kararında işsizlik, geçim sıkıntısı gibi zorlu hayat koşullarının önemli rol oynadığı görülmektedir.
Ülkemizde yaşanan ekonomik sorunların üzerine gelen pandemi süreci ile artış gösteren intiharların sanılanın aksine psikolojik sorunlardan ziyade toplumsal temelli olduğu, kişilerin sadece fakirlikten değil, mevcut ekonomik imkânlarını kaybettiklerinde, battıklarında, iflas ettiklerinde veya borç batağına girdiklerinde intihar ettikleri görülmektedir.
Kendilerini yetersiz, eksik, çaresiz, değersiz, umutsuz veya karamsar hisseden bireylerin ekonomik yetersizliği ile kişisel veya ailevi ihtiyaçları karşılamaya yetmediğinde intihara sürüklendikleri görülmektedir.
Umutsuzluk, karamsarlık, değersizlik, yetersizlik gibi negatif duygulara sahip kimi bireylerin intiharı seçenek olarak görmesi ve giderek artan şiddetin yaygınlaşmasıyla birlikte ele alınması gerekmektedir. Gelir adaletsizlikleri, ebeveynlerin gerekli standartları sağlayamaması gibi ekonomik gerekçeleri intihar sebepleri arasında yer alsa da son yıllarda “adalete olan inancın yara alması ve toplumsal baskı” da intiharlarda önemli bir yere sahip.
İç siyasetteki sertleşme, toplumdaki adalet beklentisinin minimuma inmesi, eşitliğin olmaması, eğitim ve liyakatla gençlerin bir şeylere veya hak ettiği iş imkânına ulaşmaması toplumu olumsuz yönde etkilemektedir. Özellikle gençler eğitimle bir yere geleceklerine inanmıyorlar. Çalışabilir seviyede, liyakata ve ehliyete sahip insanların iş bulamaması da toplumun geleceğe dair daha karamsar düşünmesine neden olmakta ve budurum bireyleri psikolojik olarak etkilemektedir.
Savaş ve ekonomik kriz dönemlerinde intiharların arttığı yapılan araştırma ve çeşitli verilerle kanıtlanmıştır. Her ne kadar mevcut hükümet kabul etmese de Türkiye’nin büyük ekonomik sorunlar yaşadığı bir dönemden geçtiği ve böyle dönemlerde intihar eğilimlerinde beylikdüzü escort artış olduğu vaka sayılarıyla da görülmektedir. Ülkemizde siyanürlü toplu aile intiharları yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Kötü ekonomi yüzünden esnafın intihar ettiği, işsizlik yüzenden evine ekmek götüremeyen insanların, iş bulamayan gençlerin, batan işletme sahiplerinin intiharları her gün haberlere konu olmaktadır.
Özellikle kötü yönetilen ekonomi ve nereye harcandığı belli olmayan bütçe ile birlikte istihdam yaratıcı politikaların mevcut İktidar tarafından ortaya konulmaması, genç nüfusta işsizlik oranının hızla yükselmesine ve toplumda geleceğe yönelik belirsizliklerin artmasına sebep olmaktadır. Bu durum toplumu daha büyük belirsizliklere sürüklemekte ve intiharlara zemin hazırlamaktadır. Bu nedenlerin her biri üzerinde detaylıca düşünülmesi ve olası etkilerinin ayrıntılarıyla ele alınması gereklilik arz etmektedir. Aksi durumda toplumda günden güne artan intihar ve intihara kalkışma vakalarının önünün alınması daha da zorlaşacaktır.
Son dönemde giderek artan bu intihar vakalarının ulusal bir sorun haline geldiği net bir çapa escort şekilde görülmektedir! Bu soruna çözüm bulmak da Bu Meclisin asli görevidir.
Yaşanan intihar vakalarının altındaki gerekçelerin araştırılması ve gerekli önlemlerin biran önce alınması şarttır. Bu gerekçeler ışığında, Meclis Araştırma Komisyonunun kurulmasını Anayasa’nın 98’inci, Meclis İç Tüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince arz ve talep ederiz.