Nizip Yeşil Zeytin Festivali’ne eşimle birlikte uğradık. Amacımız hem zeytinyağı hem de yeşil zeytin bulmak, hatta beğendiğimiz ürünlerden alıp eve dönmekti. Ancak festival alanını gezerken karşılaştığımız manzara bizi şaşırttı.
Festival alanına girdiğimizde bizi Afyon sucuğu karşıladı. Tatlıcılar, dürümcüler ve farklı şehirlerden gelen esnaflar stantlarını açmıştı. Fakat Nizip’in asıl değerleri olan yeşil zeytin, zeytinyağı ve zeytin sabununu ararken bu ürünleri tanıtan yalnızca birkaç standa rastlayabildik.
Bu stantlardan birinde, üç kuşaktır zeytinyağı ve sabun üretimiyle uğraşan Doktoroğlu Yağ ve Sabun işletmesinin sahibi Erhan Doktoroğlu ile karşılaştık. Kendisi bizi karşıladı, ardından festival alanındaki diğer esnafları da gezdik. Ancak aklımızda tek bir soru vardı: Nizip’in Yeşil Zeytin Festivali’nde yeşil zeytini nerede bulacağız?
Hatta depo içerisinde kırılmış zeytinleri bile gördük. Oysa beklentimiz çok daha farklıydı. Zeytin üreticilerinin kendi ürünlerini sergilediği, zeytin kırma işleminin tanıtıldığı, zeytinyağıyla yapılan yöresel yemeklerin öne çıkarıldığı bir festival hayal etmiştik. El emeğiyle hazırlanan birkaç dolma ve sarma dışında, festival alanı adeta kebapçıların ve yiyecek satıcılarının mekânına dönüşmüştü.
Belki de henüz festivalin açılışı yapılmadığı için eksiklikler giderilecekti. Ancak gördüğümüz stantlarda yeşil zeytin üreticilerine yeterince rastlayamadık. Biz de belki açılışla birlikte üreticiler gelir düşüncesiyle festival alanından ayrıldık.
Elbette Nizip Belediye Başkanı Ali Doğan, Kaymakam Osman Uğurlu, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve sivil toplum kuruluşları bu festivalin düzenlenmesi için emek vermiş olabilir. Ancak gördüğümüz manzara, Nizip’in zeytin üreticilerinin ve ürünlerinin festivalde daha fazla yer alması gerektiğini düşündürdü.
Nizip’in fıstığı, zeytini ve zeytinyağı bu festivalin merkezinde olmalı!
Festivalde farklı şehirlerden gelen esnafların bulunmasına elbette karşı değiliz. Ancak Nizip’in kendi değerleri geri planda kalırsa bu festival, asıl amacına ne ölçüde ulaşabilir?
Nizip’in yeşil zeytini, zeytinyağı ve sabunu yalnızca yerel pazarlarda değil, Türkiye genelindeki marketlerde ve bakkallarda da hak ettiği yeri bulmalı. Nasıl ki Marmara gibi markalar raflarda kendilerine yer edinmişse Nizip’in üreticileri de kendi markalarını oluşturmalı, ürünlerini tanıtmalı ve tüketicinin güvenini kazanmalı.
Bunun yolu da üreticilerin festivallere daha fazla katılmasından, ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturmasından ve kalite konusunda kendilerini göstermesinden geçiyor. Üreticiler her şeyi devletten, belediyelerden veya ilgili kurumlardan beklememeli. Kendi emeklerini, alın terlerini ve yılların birikimini bu tür organizasyonlarda istekle sergilemeli.
Çünkü bir festival yalnızca stant kurmak, yemek satmak ve ziyaretçi ağırlamak değildir. Aynı zamanda bir kentin üretimini, kültürünü ve ekonomik gücünü tanıtma fırsatıdır.
Dileriz festivalin açılışıyla birlikte eksiklikler giderilir, Nizip’in yeşil zeytin üreticileri de alanlarda yerini alır. Gaziantep’ten kalkıp Nizip’e gelen ve festivalde kaliteli yeşil zeytin bulmayı umut eden vatandaşlar hayal kırıklığı yaşamaz.
Nizip Zeytin Festivali’nde aradığımız şey yalnızca bir festival değil; Nizip’in zeytinini, zeytinyağını ve emeğini en güzel şekilde tanıtan gerçek bir üretici buluşmasıdır.