“30 BİN LİRALIK ELEKTRİKLİ BİSİKLETE 40 BİN LİRA CEZA OLUR MU? BU ADALET DEĞİL, ORANTISIZ CEZALANDIRMADIR!”

Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Mehmet Pamuk’tan elektrikli bisiklet cezalarına sert tepki: “Devlet, vatandaşını yaşatmak yerine cezayla ezmemelidir.”

Zafer Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Mehmet Pamuk, son dönemde elektrikli bisiklet kullanıcılarına uygulanan yüksek idari para cezalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Cezaların hukukta yer alan ölçülülük ve orantılılık ilkesiyle bağdaşmadığını belirten Pamuk, özellikle dar gelirli vatandaşların adeta cezalarla yaşam mücadelesi vermeye zorlandığını ifade etti.

Mehmet Pamuk sözlerine şöyle başladı:

“Bir ülkede cezanın amacı vatandaşı ezmek değil, düzeni sağlamaktır. Ancak bugün geldiğimiz noktada cezalar, suçun ağırlığıyla değil, vatandaşın cebindeki son kuruşla yarışır hale gelmiştir. Bu anlayış hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz.”

Pamuk, şehir içinde düşük hızlarda kullanılan elektrikli bisikletlere uygulanan ehliyetsizlik cezalarının kabul edilemez olduğunu belirterek şunları söyledi:

“75 watt gücündeki, en fazla 50-60 kilometre menzili bulunan ve şehir içinde çoğu zaman 10-15 kilometre hızla ilerleyen bir elektrikli bisiklete, milyonlarca liralık otomobille aynı miktarda ceza uygulanması hangi vicdana, hangi adalet anlayışına sığmaktadır?”

Mehmet Pamuk sözlerine şöyle devam etti:

“Bugün 10 milyon liralık lüks otomobili ehliyetsiz kullanan kişiyle, değeri 30 bin lirayı bile bulmayan elektrikli bisikleti kullanan vatandaşa aynı ceza uygulanıyorsa burada ciddi bir orantısızlık vardır. Ceza hukukunun temel prensiplerinden biri ölçülülüktür. Suç ile ceza arasında makul bir denge kurulmalıdır.”

Pamuk, elektrikli bisiklet kullanıcılarının büyük bölümünün ekonomik nedenlerle bu araçları tercih ettiğine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bu araçları kullananların önemli bir kısmı öğrencidir, emeklidir, asgari ücretlidir, işçidir ya da küçük esnaftır. Maddi imkânı olsa zaten otomobil alır. Otomobil alamadığı için motosiklete yönelir; motosiklet de alamadığı için elektrikli bisiklet kullanır. Şimdi siz bu vatandaşa 40 bin lira ceza yazıyorsunuz. Bu ceza, birçok vatandaşın bir yıllık birikiminden daha fazladır.”

Pamuk, ekonomik şartların her geçen gün ağırlaştığını belirterek açıklamalarını sürdürdü:

“Bugün insanlar evine ekmek götürmenin hesabını yapıyor. Bazı vatandaşlarımızın cebinde öğle yemeğinde bir dürüm alacak para bile bulunmuyor. Böyle bir ekonomik tabloda vatandaşın kullandığı aracın değerinden daha yüksek ceza yazılması sosyal devlet anlayışıyla bağdaşmaz.”

Mehmet Pamuk, kanunların caydırıcı olması gerektiğini ancak bunun adalet duygusunu zedelememesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Devletin görevi vatandaşını sürekli cezalandırmak değildir. Devlet önce eğitir, bilgilendirir, rehberlik eder; ceza ise en son başvurulacak yöntem olmalıdır. İnsanlar artık hangi kurala uyacaklarını değil, hangi köşeden hangi ceza gelecek endişesiyle yaşamaya başlamıştır.”

Pamuk, ekonomik yüklerin her geçen gün arttığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Vatandaş artık nefes almaya korkuyor. Vergi, harç, ceza derken insanlar yaşam mücadelesi veriyor. Toplumun beklentisi daha fazla ceza değil; daha fazla adalet, daha fazla hakkaniyet ve daha fazla vicdandır.”

Mehmet Pamuk sözlerini şöyle tamamladı:

“Elektrikli bisikletlere uygulanan ceza sistemi yeniden gözden geçirilmelidir. Araçların teknik özellikleri, piyasa değerleri ve oluşturabilecekleri risk dikkate alınarak adil, ölçülü ve hakkaniyetli bir düzenleme yapılmalıdır. Hukukun temelinde adalet vardır. Adaletin olmadığı yerde ceza güven oluşturmaz; tepki ve güvensizlik oluşturur. Devlet, vatandaşını korkutan değil; vatandaşına güven veren bir anlayışla hareket etmelidir.”

Haber Resmi