Mehmet Hanifi Ceber yazdı
Yeni Parti İl Başkanı seçilen Erhan Deniz Güngen, 25 Ekim’de yönetimini yapıp delegeden olur alacak.
Güngen’in önünde zor bir görev var. Güçlü bir yönetim oluşturmalı. Bu yönetim öyle ahbap çavuş ilişkisiyle değil, toplumda yer tutan, her kesimi temsil edebilecek isimlerden oluşmalı.
Yönetimde yer alacak kişiler, sorumlu oldukları alanlarda komisyon oluşturabilecek potansiyele sahip olmalı. Şehrin gerçeklerini görmeli, Gaziantep’in yapısını iyi bilmeli.
Sanayicisi de olmalı, sendikacısı da. Antep yerlisi de olmalı, Doğulusu da. Bürokratı olmalı, emeklisi de. Her ilçeden temsilci bulunmalı. Kadınlara ve gençlere yer verilmeli. Tecrübeli isimler de unutulmamalı.
Çünkü güçlü bir yönetim, sadece isimleri yan yana yazmakla olmaz. Önemli olan, o isimlerin şehre ne katacağı, hangi kesimlere ulaşabileceği ve ne kadar çalışabileceğidir.
Yeni Parti İl Başkanı Erhan Deniz Güngen, seçimde yanında olanları da karşısında olanları da bir kenara bırakıp iktidara gitmek için herkesi kenetlemeli.
Seçimde yaşanan kırgınlıklar artık geride kalmalı. Belediye başkanıyla, milletvekilleriyle, eski ve yeni meclis üyeleriyle birlik olunmalı. Herkesin tecrübesinden ve görüşlerinden faydalanılmalı.
Siyasette zaman zaman rekabet olur, kırgınlıklar yaşanır. Ancak seçim bittikten sonra asıl mesele, partinin geleceği için birlikte hareket edebilmektir.
Güngen, kendisine destek verenlerle sınırlı kalmamalı. Farklı düşünen isimleri de kucaklamalı, onların görüşlerine değer vermeli. Çünkü bir partiyi güçlü yapan, sadece kendi içinde anlaşan insanlar değil, farklılıklarına rağmen ortak hedefte buluşabilen kadrolardır.
Gaziantep gibi büyük bir şehirde siyaset yapmak kolay değil. Şehrin her kesimine ulaşmak, vatandaşın sorunlarını bilmek ve çözüm üretmek gerekiyor. Bunun için de güçlü bir ekip şart.
Erhan Deniz Güngen’in yukarıda anlattığım yönetim yapısını oluşturacağına inanıyorum.
İlk yönetimine baktığımızda, her kesimi temsil edebilecek bir kadro oluşturduğunu görüyoruz. Birkaç değişiklikle yönetimini daha da güçlendireceğine inanıyorum.
Burada önemli olan, yönetimde kimlerin bulunduğundan çok, bu isimlerin nasıl bir çalışma ortaya koyacağıdır. Her yönetici kendi alanında çalışmalı, sorumluluk almalı ve partiyi sahada temsil etmeli.
Sadece ben inanmıyorum. Kendisine oy verenlerin önemli bir bölümünün de bu yönde düşündüğünü ve bu beklentiyle kendisini desteklediğini düşünüyorum.
Güngen’in önünde önemli bir fırsat var. Bu fırsatı iyi değerlendirmeli, kırgınlıkları bitirmeli ve herkesi kucaklayan bir yönetimle yola devam etmeli.
Unutulmamalı ki seçim kazanmak kadar, seçimden sonra birlik olabilmek de önemlidir.
Şimdi hesaplaşma değil, kenetlenme zamanı. Şimdi ayrışma değil, birlik olma zamanı. Şimdi tek yumruk olma zamanı!