Biz Anadolu kadınları, geçmişten beri her alanda mücadele etmiş hiçbir zorluk karşısında yılmamışızdır. Bu mücadeleye hep devam edeceğiz.
Ulu önder M. Kemal ATATÜRK’ün ’’Dünyada hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha fazla çalıştım diyemez.’’ sözleri mücadeleci ruhumuzu gayet iyi anlatıyor.
Mimarlık ve Mühendislik ‘’Erkek Mesleği’’ olduğu konusunda ne yazık ki bazı yerlerde hala bir ön yargı var. Bu ön yargı, kamu ve özel sektör gibi mimarlığın tüm alanlarında mesleğimiz cinsiyetçi bir yaklaşımla ele alınmasına zemin hazırlanmış ve kadın istihdamı azaltılmıştır. Yaradanın kadınlara armağan olarak sunduğu doğurganlık vasfı bile bizlere karşı kullanılmaktadır.
Hayatın her alanında olduğu gibi Mimarlık mesleğinde de kadınlar birey olma mücadelesini sürdürmekte ve ’’Hem ofiste hem de şantiyede varız!!’’diyerek meslek cinsiyetleşmesini aşmaya çalışmaktadırlar.
Sadece meslek yaşamlarında değil, hayatlarının tüm alanlarında mücadele etmek zorunda kalan kadınlar için başta cinsiyet eşitsizliği olmak üzere din, dil, ırk, renk gibi tüm ayrışmaların son bulacağı bir gelecek umut ediyorum.
Son dönemde sayıları giderek artan kadına şiddetin her türlüsüne karşı olup, kaybettiğimiz yaşanmamış hayatları rahmetle anarken, İstanbul Sözleşmesi’nin yeniden Kabul edildiği, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda duyarlılığın arttığı , cesaretin, adaletin, umudun ve özgürlüğün varolacağı bir 8 MART dileğiyle..
Eşitlik, özgürlük ve mutluluk dolu bir hayat(yaşam) tüm kadınların hakkıdır
Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi olarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında 4 Mart 2022 tarihinde Yazar ve Gazeteci Zeynep Göğüş’ü konuk ettiğimiz “Mimari Dilden Edebi Dile Kadın” konulu söyleşi, imza günü ve kokteyl eşliğinde Mimarlar Odası Gaziantep Şubesi toplantı salonunda düzenlenmiştir. Edebiyat ve Mimari hakkındaki konuların konuşulduğu etkinlikte Zeynep Göğüş: “Gaziantep’te olmak benim için her zaman büyük mutluluk. Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun. eşitsizliklerin kalkmasına vesile olsun. toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanana kadar mücadeleye devam.” diyerek konuşmasında kadın bakış açısını kaybetmeksizin, önce mimari dil ile edebiyat dilinin birbirlerini nasıl besledikleri üzerinde durdu



