SON DAKİKA

GSO-MEM VE GIZ İŞBİRLİĞİ

EKONOMI, Genel, GUNDEM

ATİLLA ATAR’IN SANKO SANAT GALERİSİ’NDEKİ LİTOGRAFİ SERGİSİ

Bu haber 13 Nisan 2018 - 11:48 'de eklendi ve 2200 kez okundu. kez görüntülendi.

Ressam Atilla Atar’ın, Sanko Sanat Galerisi’nde 30 Mart’ta açtığı kişisel litografi (baskı resim) sergisi büyük ilgi görüyor. Sergi, 20 Nisan’a kadar gezilebilecek.

Atar, 43 yıldır litografi sanatı çalıştığını, bu sergide çoğunu son dönemlerde yaptığı 35 renkli litografiyi sanatseverlerle paylaştığını söyledi.

Litografinin, zaman alan, uğraş gerektiren, çok karmaşık ama bir o kadar da zevkli bir teknik olduğunu belirten Atar, “Özgün baskıresim sergilerinin ülkemizde çoğalması, sanatseverler tarafından izlenmesi Türk resminin gelişimi açısından çok önemli” dedi.

Atar, Alois Senefelder tarafından 1796 yılında bir rastlantı sonucu bulunan ve uygulanan litografi tekniğinin, suyun ve yağın birbirini itmesi kuralına dayanarak gerçekleştirilen baskı yöntemi olduğuna dikkat çekti.,

LİTOGRAFİ TEKNİĞİ

Bu kurala göre sanatçının, yağlı kalem ya da yağlı mürekkeple oluşturduğu deseni ya da kompozisyonu toz reçine, talk pudrası, nitrik asit, Arap zamkı, su ve terebentinin kullanıldığı bir dizi işlemden sonra taş kalıp yüzeyine tespit ettiğini kaydeden Atar, şöyle devam etti:

“Litografi presinin kullanıldığı baskı aşamasında, sürekli ıslak tutulan taş kalıp yüzeyine merdane ile verilen baskı mürekkebi, salt desenin kapladığı yağlı alanlara tutunacak, yağsız ve ıslak alanlar ise temiz kalacaktır. Litografide, yapısında yüzde 94-98 oranında kireç karbonatı bulunan, 10-12 cm kalınlığında değişik boyutlarda taş kalıplar kullanılır. Kalıp yüzeyi, küçük gözenekli, yağa karşı duyarlı, doğal ve homojendir.

Yüksek baskıda oyulmayan, çukur baskıda oyulan alanların etkilenmesi söz konusu iken bu teknikte kalıbın tüm yüzeyi etkilenir. Bu özelliğinden ötürü litografi sanatçısı, taş kalıp yüzeyini, kâğıt üzerine desen çizer gibi, suluboya çalışır gibi kullanır. Yağlı kalem veya yağlı mürekkep duyarlı yüzeyi derinlemesine etkiler. Taş kalıp yüzeyinde yüksek veya çukur alanlar oluşmaz. Bu nedenle litografi bir düz baskı tekniğidir.

Litografi sanatı sanatçıya, sayısız çeşitleme olanakları ve zenginlikler sunar. Baskı kağıdına önceden belirlenen sayıda basılarak gerçekleştirilen litografiler sanatçı tarafından numaralandırılarak imzalanır, baskının tüm sayıları aynı değerde ve özgünlüktedir.”

 LİTOGRAFİ ÇALIŞMA DİSİPLİNİME DAHA UYGUN

Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nde öğrenim görürken yüksek baskı tekniğinde baskı resimler yaptıklarını anlatan Atar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yeterli donanım olmadığı için uygulayamadığımız diğer baskıresim tekniklerini gezdiğimiz sergilerden tanıyor, filmlerden izliyorduk. Litografi tekniğini ilk kez 1963 yılında Millî Eğitim Bakanlığı Öğretici Filmler Merkezi’nde izlediğimde, uygulama yönteminin farklılığı, karmaşıklığı ve baskı aşaması çok ilgimi çekmişti. İlgi duyduğum bu tekniği, 1975 yılında Paris Ecole National Supérieure des Beaux Arts’da Litografi atölyesinde öğrendim. Orada diğer özgün baskıresmin tüm tekniklerini uygularken, litografinin çalışma tarzıma ve disiplinime daha uygun olduğunu gördüm. Baskıresim sanatçılarına baktığımızda da her sanatçının genellikle bir teknikte yoğunlaşarak yetkinleştiğini görüyoruz.

Sanatsal özgünlüğün baskının tüm aşamalarında devam etmesi de benim litografiyi yeğlememe neden oldu. Bu süreçte, çalışma ortamı, o an içinde bulunduğum ruh hali, imge, algı, bellek, imgelem gibi ussal süreçler, dış uyarılar gibi etkenlerle, renk, çizgi, doku, boşluk, doluluk gibi sanatsal değerlerle düşünen aklın ürününü gerçekleştirirken karşılaştığım sürprizlerden de heyecan duyuyorum. Ayrıca baskı sürecinde çalıştığım renk kalıpları zaman zaman yeni bir baskıresmin başlangıcını oluşturabiliyor. Oluşan bu yeni kompozisyonları değerlendirmekten de büyük keyif alıyorum. Böylelikle, gerçekleştirdiğim baskıresimlerim arasında devamlılık ve bütünlük meydana geliyor.”

Atar’ın sergisi, 20 Nisan 2018 tarihine kadar her gün 10.00-22.00 saatleri arasında gezilebilecek.

SANATÇI

1944 yılında Trabzon Vakfıkebir’de doğan Atar, 1962 yılında Edirne Erkek İlköğretmen Okulundan, 1965 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nden mezun oldu. Paris Ecole Nationale Supérieure des Beaux Arts’da baskıresim dalında uzmanlık eğitimi gören sanatçı, 1986’da İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi’nde Sanatta Yeterlik derecesi aldı.

Buca Eğitim Enstitüsü, Anadolu Üniversitesi ve Yaşar Üniversitesi’nde çalışan sanatçı, Anadolu Üniversitesi’nde Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı, Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürlüğü ve Çağdaş Sanatlar Müzesi Müdürlüğü yaptı. Ülkemizin ilk Baskı Sanatları Bölümünü kuran Atar, 17 ödül aldı, birisi yurt dışında olmak üzere 30 kişisel sergi açtı.

Ulusal ve uluslararası çok sayıda sanatsal etkinliğe katılan, yurt içi ve yurt dışındaki koleksiyonlarda eserleri bulunan, ulusal ve uluslararası yarışmalarda jüri üyeliği yapan sanatçı, halen İstanbul Ayvansaray Üniversitesi Güzel Sanatlar, Tasarım ve Mimarlık Fakültesinde öğretim üyesi olarak yeni sanatçılar yetişmesine katkı sağlıyor.

UA-76681437-2