ads
DOLAR 49.04 ₺
EURO 55.25 ₺
STERLIN 64.90 ₺
G.ALTIN 6,574.26 ₺
BTC 83,124.99 $
ETH 2,667.39 $
BİST 0.00
    ads
    ads

    Güçyetmez; "Mesleki Taleplerimiz, Halkımızın Güvenli Yaşam Hakkının Teminatıdır"  

    EKONOMIGUNDEM 0
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi Muhabir:

    Güçyetmez; "Mesleki Taleplerimiz, Halkımızın Güvenli Yaşam Hakkının Teminatıdır"   

    “Sorunlarımız Meclis gündemine alınmalıdır”

    "Mühendislik Emeğini Savunmak, Kamu Yararını Savunmaktır"

    “Ülkemizin güvenli geleceğini savunmaya devam edeceğiz”

    TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılının başlamasıyla birlikte inşaat mühendislerinin yıllardır biriken sorunlarını ve yapı güvenliğine dair çözüm önerilerini Meclis gündemine taşıdıklarını açıkladı.

    Güçyetmez, İMO Merkez Yönetimi olarak yürüttükleri kapsamlı çalışmalar neticesinde hazırlanan raporun ve taleplerin, 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla TBMM Başkanlığına, Meclis Başkanvekillerine ve ilgili Komisyon Başkanlıklarına resmen iletildiğini belirtti.

    Uzun yıllar yerelde yürüttüğü başarılı çalışmaların ardından, İMO Merkez Yönetim Kurulu çatısı altında görev yapan Güçyetmez, mesleki sorunlara ulusal çapta ve yasal zeminde kalıcı çözümler üretmek için büyük bir çaba harcadıklarını vurgulayarak şunları kaydetti:

    "Merkezimizin koordinasyonunda yürütülen çalışmalar ve başlattığımız girişimler kapsamında temsilciliklerimiz ve şubelerimiz nezdinde Türkiye genelinde çok güçlü bir irade sergiliyoruz. Yaşadığımız her büyük afet, güvenli yapılaşmanın yalnızca teknik bir konu olmadığını; doğrudan yaşam hakkı, kamu yararı ve toplumsal güvenlik meselesi olduğunu bizlere bir kez daha göstermektedir. İnşaat mühendisliği alanında uzun yıllardır çözümü ertelenen bu yapısal sorunların çözümü, yalnızca mesleki bir gereklilik değil, aynı zamanda kamusal bir sorumluluktur. Bizler de bu tarihi sorumluluğun bilinciyle hareket ediyor, yerelden genele tüm üyelerimizden aldığımız güçle ve yaptığımız önemli çalışmaların yanı sıra, karar mercii olan Meclis nezdinde de gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi için girişimlerimizi aralıksız sürdürüyoruz. İMO ’nun ülke genelinde devam eden yoğun çalışmaları ile her alanda görev yapan üyelerimizle bir araya gelerek sorunları ve çözüm önerilerini konuştuklarını ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına taleplerin iletildiğini söyleyerek şimdi de Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine alınmasını istediklerini.”

    YENİ YASAMA DÖNEMİNDE TBMM'DEN BEKLENEN ACİL YAPISAL ÇÖZÜMLER

    İMO Genel Merkezi’nin, mühendislerin taleplerinin yeni yasama döneminde Meclis gündemine alınması için yaptığı çağrıyı kamuoyu ile paylaşan Güçyetmez, inşaat mühendislerinin mesleki yetkileri, özlük hakları ve Türkiye'nin güvenli geleceği için Meclis'e sunulan dosyada yer alan acil yasal düzenleme beklentilerini şu başlıklarla özetledi:

    “Demokrasinin olmazsa olmaz organı olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu dönemde demokrasinin inşasında öncü olması, hukuk devletini koruması ve halkın iradesinin gerçek temsilcisi olarak; ekonomik, siyasal ve toplumsal yaşamı doğrudan etkileyen sorunların çözümü için gerekli çalışmaları yürütmesi ülkemizin geleceği açısından zorunludur. Yeni yasama yılından beklentimiz, çözüm bekleyen pek çok sorunun yanında, toplumun yaşam hakkını doğrudan etkileyen inşaat mühendisliği alanında uzun yıllardır çözümü ertelenen, mesleğin niteliğini ve mühendislik hizmetlerinin etkinliğini zayıflatan yapısal sorunların çözülmesidir.

    Mesleki yetkinlik ve uzmanlaşmanın yasal güvenceye kavuşturulmaması; inşaat mühendislerin yetkileri ile hukuki ve cezai sorumlulukları arasında adil bir dengenin kurulamaması; şantiye şefliğinin fiilen ve sürekli yürütülen bir mühendislik hizmeti olmaktan uzaklaşması; yapı denetiminin ticari ilişkilerin baskısı altında kalması ve proje hizmetlerinin sınırsız fiyat rekabetine terk edilmesi, yapı üretim sürecinin niteliğini ve güvenilirliğini zedeleyen başlıca sorunlardır.

    KAMUDA MÜHENDİS İSTİHDAMI YETERSİZ

    Kamuda çalışan inşaat mühendisleri, üstlendikleri ağır teknik, hukuki ve mali sorumluluklara rağmen hak ettikleri ücret ve özlük haklarından yoksun bırakılmakta; kamu kurumlarında ihtiyaç duyulan sayıda ve nitelikte mühendis istihdam edilmemesi, mevcut teknik kadroların yetersiz bırakılması ve taşeronlaşma kamunun teknik kapasitesini ve denetim gücünü zayıflatmaktadır.

    ÖZEL SEKTÖRDE DÜŞÜK ÜCRET VE GÜVENCESİZ ÇALIŞMA VAR

    Özel sektörde çalışan inşaat mühendisleri; düşük ücretler, uzun çalışma süreleri, fazla mesai, iş güvencesizliği ve mesleki hak kayıplarıyla karşı karşıya bırakılmaktadır. Mühendisin teknik kararlarını işveren baskısı altında vermek zorunda kaldığı, denetim ve kontrol görevinin yalnızca imzaya indirgendiği bir sistemde mesleki bağımsızlıktan, etkin bir denetimden ve gerçek anlamda yapı güvenliğinden söz edilemez. Bu nedenle mühendislerin ücret, çalışma koşulları ve iş güvencesinin korunması yalnızca bir özlük hakkı meselesi değil; nitelikli mühendislik hizmetinin, kamusal denetimin ve toplumun yaşam güvenliğinin temel koşullarından biridir.

    GENÇ MÜHENDİSLERİN YARISI İŞSİZ

    Odamızın yaptığı araştırmaya göre her üç mühendisten biri, genç mühendislerin ise yaklaşık yarısı işsizdir. Bu durum mühendislik hizmetine duyulan ihtiyacın azalmasından değil; kamuda istihdamın daraltılması, mühendislik hizmetlerinin taşeronlaştırılması, şantiye ve denetim süreçlerinin yetersiz teknik kadrolarla yürütülmesi ve nitelikli mühendis istihdamını destekleyen düzenlemelerin yetersizliğinden kaynaklanmaktadır.

    KADIN MÜHENDİSLERE AYRIMCILIK 

    Genç mühendislerin işsizliğe ve geleceksizliğe mahkûm edildiği, emekli mühendislerin insanca yaşam koşullarından uzaklaştırıldığı, kadın mühendislerin istihdam ve çalışma yaşamında ayrımcılıkla karşı karşıya kaldığı bir ortam mesleğimiz açısından sürdürülebilir değildir. Yeni yasama döneminde, meslek ve meslektaşımızın sorunlarının, ülkenin ve halkın sorunlarından ayrılamayacağı bilinciyle bir kez daha kamuoyuna ve Meclis’e sesleniyoruz:

    “ÜLKEMİZİN GÜVENLİ GELECEĞİNİ SAVUNUYORUZ”

    Açıklamasının sonunda mühendislik mesleğinin onurunun, toplumun ortak geleceği ile doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çeken Güçyetmez, "Bu talepler; mesleğimizin saygınlığını korumayı, üyelerimizin kamuda ve özel sektörde yaşadığı hak kayıplarını gidermeyi ve en önemlisi halkımızın güvenli ve insanca yaşam hakkını savunmayı amaçlamaktadır. Biliyoruz ki; mesleğimizi savunmak, halkın yaşam hakkını savunmaktır. Mühendislik emeğini savunmak, kamu yararını savunmaktır. Bilimi ve tekniği savunmak, ülkemizin güvenli geleceğini savunmaktır. Meclisimizden beklentimiz, toplumun yaşam güvenliğini merkeze alan bu çağrımıza kulak vermesidir." ifadelerini kullandı.

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code