Kocalar, “İşyerlerinde ölümler, diğer bir ifadeyle iş cinayetleri, yüksekten düşme, elektrik akımına kapılma, patlama, iş makinası kazaları, makineye uzuv kaptırma gibi çeşitli biçimlerde sürüyor” dedi.
GÖZ GÖRE GÖRE GELİYOR
“Ölümlerin göz göre göre geldiğini söylemek mümkün” diyen Kocalar, “Çünkü “iş kazaları” ve iş cinayetleri insana değer verilmemesinden, önlem alınmamasından, işyerlerinin denetlenmemesinden, işyerlerine – işverenlere yaptırım uygulanmamasından, mühendisliğin yok sayılmasından ve üretim ve hizmetlerin örgütlenişindeki yanlışlardan ve işçi sağlığı – işgüvenliği (İSİG) hizmetlerinin kamusal anlayışın yok sayılarak piyasalaştırılmasından kaynaklanmaktadır. İş Makinası ve Sanayi Kazanı kullanıcılarının mesleki eğitim almaları ve belgelendirilmeleri yasal olarak zorunludur. Bu açıdan bilgi birikimi ve eğitimli kadroları düşünüldüğünde Makina Mühendisleri Odası’nın (MMO) bu eğitimi verebilecek kurumlar arasında en başta yer alması gerekmektedir” şeklinde konuştu.
DENETİM MEKANİZMASI YOK
Mesleki eğitim konusunun yanı sıra basınçlı kapların ve kaldırma iletme araçlarının periyodik kontrolleri de özel kuruluşlarca yapıldığını, ancak kontrollerin gereği gibi yapılıp yapılmadığına dair bir denetim mekanizması bulunmadığına işaret eden Kocalar, “MMO, bu denetim hizmetlerinin nitelikli olarak yerine getirilmesinde görev alacak bilgi birikimi ve kadroya sahip olmasına rağmen bu süreçten dışlanmaktadır. Ancak bu ekipmanların gerçekten kontrol edilmesini isteyen, işin ciddiyetini bilen, kurumsal firmalar ile çalışmalarımız devam etmektedir. Her iş kazasının teknik bir nedeni var, ancak asıl nedenlerden biri de, ülkemizde İSİG’e ilişkin olarak kurulan sistem ve hizmetlerin piyasalaştırılmasıdır. İşyerlerinde danışmanlık ve rehberlik hizmeti veren iş güvenliği uzmanları da sadece kazalar – ölümler olduğunda hatırlanan, bütün sorumlulukları sırtlarına yıkılan, gözaltına alınan, tutuklanan, diğer zamanlarda umursanmayan görevliler halindedir. Aradan geçen yıllar bir kez daha gösterdi ki işverenlerin önlem alma, devletin mevzuat yapma ve işyerlerini denetleme yükümlülüklerinin etkin bir şekilde yerine getirilebilmesi, kamucu bir anlayışın benimsenmesi, sendikalar ile meslek örgütlerini, mühendislik ve tıp bilimlerini yok saymaması ile mümkün olabilecektir. Bunun için yıllardır idari, mali yönden özerk ve demokratik işleyişe sahip bir kurum olarak ifade edip önerdiğimiz, içerisinde sendikaların, meslek örgütlerinin de yer aldığı İSİG Enstitüsü derhal oluşturulmalıdır. Bu kurum, ulusal politikaları belirleme ve yaşama geçirmede özgür bilimsel iradeye ve güce sahip olmalıdır. Artık yeter; ,iş kazalarının sona ermesini ve emekçilerin işyerlerinde ölmesini istemiyoruz”