
Gaziantep Tutku gazetesi Mehmet Hanifi Ceber yeni seçilen Gaziantep Fıstıkçılar Odası Başkanı Mesut Kaya odasına ziyeret ederek hem tebrik etti, hemde antep fıstık üreteici ve satıcılarn sorunlarını anlattı.
Gaziantep Fıstıkçılar Odası Başkanı Mesut Kaya, Antep fıstığının yalnızca bir tarım ürünü değil, bölgenin ekonomik gücü ve kültürel mirası olduğunu söyledi. Kaya, artan maliyetler ve ithal ürün baskısına karşı yerli üreticinin korunması gerektiğini vurguladı.
Başta Gaziantep olmak üzere Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde binlerce ailenin temel geçim kaynağı olan Antep fıstığı, yüksek katma değeri ve eşsiz aromasıyla Türkiye’yi dünya pazarlarında temsil etmeye devam ediyor. Üretimden ihracata kadar geniş bir ekonomik zinciri besleyen bu ürün, bölge ekonomisinin lokomotif unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.
Mesut Kaya, Antep fıstığının sadece ticari bir ürün olmadığını belirterek, “Bu ürün; bu toprakların asırlık emeğini, kültürünü ve bereketini simgeleyen bir değerdir” ifadelerini kullandı.
Sektörde yaşanan sorunlara da dikkat çeken Kaya, özellikle artan girdi maliyetleri ve piyasadaki fiyat dalgalanmalarının üreticiyi zorladığını söyledi. Gübre, enerji, işçilik ve sulama maliyetlerindeki yükselişin üretim kârlılığını düşürdüğünü belirten Kaya, fiyat istikrarının sağlanmasının önemine işaret etti.
İthal ürün baskısının piyasada dengeyi bozduğunu ifade eden Kaya, yerli üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Piyasa düzenleyici mekanizmaların devreye alınmasının hem üretici hem de tüketici açısından istikrar sağlayacağını dile getirdi.
Kaya, “Üreticimizin emeğinin karşılığını alabilmesi için devlet desteklerinin güçlendirilmesi ve ithalata karşı yerli üretimi koruyan politikaların uygulanması şarttır” dedi.
Antep fıstığının sürdürülebilir şekilde değer kazanmasının ancak planlı ve uzun vadeli tarım politikalarıyla mümkün olacağını belirten Kaya, üretim planlaması, rekolte tahminleri ve ihracat stratejilerinin koordineli yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Sektör temsilcileri, Antep fıstığının hem ekonomik hem kültürel anlamda taşıdığı değerin korunması için kamu, üretici ve ihracatçıların ortak hareket etmesi gerektiğine dikkat çekiyor.