Gaziantep Eczacı Odası Başkanı İrfan Demirci, ekonomik kriz yüzünden yaşam savaşı verdiklerini belirterek ‘’En can alıcı ve en can yakıcı sorunları biz yaşıyoruz. Şu anda var olma, ayakta kalma savaşı veriyoruz’’ dedi
Gaziantep Eczacı Odası Genel Sekreteri Serdar Dalsüren’de ışığı sönmeyen, kapısı kapanmayan nadir meslek guruplarından biri olduklarını belirtirken, 50’ye yakın çalışma arkadaşlarını pandemiye kurban verdiklerini söyledi.
Gaziantep Eczacı Odası bilimsel eczacılığın 183. yıldönümünü çeşitli etkinliklerle kutluyor. 14 Mayıs Eczacılık Günü çerçevesinde düzenlenen etkinliklerin ilki Demokrasi Meydanına çelenk bırakılmasıyla başladı. Meydanda bir araya gelen Gaziantep Eczacı Odası yönetim kurulu ile eczacılar, Atatürk anıtına çelenk bıraktı. Çelenk bırakma törenine Oda Başkanı İrfan Demirci ile eczacı meslektaşları katıldı.
CAN ALICI VE CAN YAKICI SORUNLARI BİZ YAŞIYORUZ’
Gaziantep Eczacı Odası Başkanı İrfan Demirci, ülkede yaşanan ekonomik sıkıntılar yüzünden eczacıların yaşam savaşı verdiklerini söyledi. Demirci ‘’Yaşanan ekonomik krizden ciddi anlamda nasibini alan eczacılar, çok sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Bu yüzden eczacılar gününü buruk kutluyoruz. Meslek kuruluşları neden günlerini kutlar, birincisi var olduklarını anlatmak için diğeri ise sorunlarını aktarmak için. Sağlık sektörünün temel taşlarından biri olan eczacılar şu anda var olma, ayakta kalma savaşı veriyor. Bu sektör korunmalı bu sektöre destek verilmeli. Eczacıların sorunlarına seyirci kalınmamalı. Sağlık ve Ticaret Bakanlıkları sorunların çözümü için çaba sarf etmeli. Sorun ekonomik olduğu için en can alıcı, en can yakıcı sorunları biz yaşıyoruz’’ diye konuştu.
’HESAPSIZ KİTAPSIZ İŞ YAPIYORLAR
Türkiye’de çok sayıda eczacılık fakültesi açıldığını, buralardan mezun olanların iş bulamadığını belirten Demirci ‘’Hesapsız kitapsız iş yapıyorlar. Bu kadar çok eczacılık fakültesi açıldığı içinde bir yozlaşma yaşanıyor. Üniversiteler neredeyse meslek edindirme kurslarına dönüşmeye başladı. Üniversiteler bilimsel çalışmalardan ve eğitimden gittikçe uzaklaşıyor.’’ Dedi.
İŞIĞİ SÖNMEYEN, KAPISI KAPANMAYAN BİR MESLEK
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Oda Genel Sekreteri Serdar Dalsüren, yönetim kurulu adına basın açıklaması yaptı.14 Mayıs 1839’da İstanbul’da Mekteb-i Tıbbiye-i Adliye-i Şahane’de kurulan eczacılık sınıfının kuruluş yıldönümünde bir kez daha kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını aktaran Eczacı Dalsüren, koronavirüs pandemisi döneminde ışığı sönmeyen, kapısı kapanmayan nadir meslek mensuplarından biri olduklarını vurguladı.
50’DEN FAZLA MESLEKTAŞIMIZI KAYBETTİK
Herkes birbirinden kaçtığı, kimsenin kapıdan bile çıkmayı düşünmediği bir dönemde bedava maske ve grip aşısı dağıtarak toplum sağlığına katkıda bulunduklarını belirten Dalsüren, “Bu uğurda 5’i ilimizde olmak üzere elliden fazla meslektaşımızı ve çalışma arkadaşımızı kaybettik. Hepsine Allah’tan rahmet, yakınlarına ve meslektaşlarımıza baş sağlığı ve sabır diliyoruz. Biz eczacılar, yedi gün 24 saat Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a 780 bin km karelik ülkemizin en ücra noktalarına varana kadar 28 bin eczanede sağlık hizmeti vermekteyiz. Elektrik te kesilse, sistem veya internet de gitse eczacılar, ilaç hizmetini aksatmadan vermeye devam etmektedir” şeklinde konuştu.
Eczacılık Günü dolayısıyla düzenlenen etkinlikler çerçevesi içerisinde Ecz. Ömrüm Ergüven ile Beşir Sefa Mumay “Dijitalleşme ve Eczacılık” ile Emrah Sefa Gürkan “Tarih Boyunca Sağlık ve Eczacılık” konulu konferans verdi.. Etkinlikler meslekte 25. ve 50. Yıl plaketlerinin verilmesi ile son buldu.




