ads
DOLAR 45.01 ₺
EURO 52.68 ₺
STERLIN 60.74 ₺
G.ALTIN 6,785.98 ₺
BTC 77,499.18 $
ETH 2,332.46 $
BİST 0.00
    ads
    ads

    Çepnilerde  Hüseyin Gürbüz dönemi

    GUNDEM 3
    Yayınlama: 11 Ekim 2018 Perşembe 18:55 Kaynak: Haber Merkezi Editör: Gaziantep Tutku

    Çepnilerde  Hüseyin Gürbüz dönemi

    Gaziantep’te Çepniler Zülfikar Aslan’dan başkanlığı devir alan Dr. Hüseyin Gürbüz, kendisine bu görevi layık gören üyelere teşekkür etti. Bu bir bayrak yarışı bu bayrağı ileri taşımak görevim diyen Gürbüz sözlerine şöyle devam etti,” Buradan Türkiye’nin dört bir yanında yaklaşık 4-5 milyon civarında olan Çepnili kardeşlerimizi Çepnili akrabalarımızı selamlıyorum.
    Yine burada olamayan ama gönlü bizlerle olan dostlarımızı ahbaplarımızı ve diğer sivil kuruluş örgütlerindeki arkadaşlarımıza da selamlar gönderiyorum…
    Çepni kültürü 1090 yıllarından bu yana Anadolu’da Rumkale civarında iz sürdüğü yaşadığı bilinmektedir özellikle 1500’lü yıllarda bizim atalarımız beş oba ki bunlar Karaören olarak bildiğimiz Karalar yani Kuzuyatağı Korkmaz’lu yani Göçmez Sarılu yani Sarılar Köseler yani Köseler ve Şuayyıblı obalarına ayrılıyordu
    Başı Kızdılu Çepni olarak adlandırılıyorduk 1600’lü yıllarda Aydın ve Manisa ya göç eden canlarımıza da selamlar gönderiyoruz
    1800’lü yıllarda tekrar Giresun a dönen Kara Hallo’nun torunlarına ve Giresun Ordu Bölgesindeki ve Tüm Türkiye deki Çepnilere selam olsun…
    200 hektar araziyi herkese karşı arazilerini satmayarak hayatla mücadele ederek aç kalarak susuz kalarak ama asla ve asla Ata ocaklarını satmayarak yani topraklarını dönemin beylerine ağalarına karşı koruyarak bölgede var olmaya devam ettirmiş olan Atalarımızı da minnet ve şükranla yad ediyorum.
    Ruhları Şad olsun….
    Çepniler Horasan’dan Giresun Ordu bölgesine yani Vilayeti Çepni’ye oradan da Anadolu ya girmişlerdir ve ülkemizin yedi bölgesine dağılmışlardır.
    Çepniler gelenek görenek olarak halen Orta Asya’nın Türkmen kültürlerini yaşatmakta ve Ulu Önder Atatürk’ün ilke ve devrimlerine sımsıkı bağlı çalışkan ülkesini bayrağını ve cumhuriyetini seven topluluklardır.
    Bununla birlikte Türk İstiklal ve cumhuriyetini sonsuza kadar muhafaza ve müdafaa etmeyi kendilerine birinci görev edinmiş ve bunu da hak Muhammet Ali yolunda yapılan hizmet ile eşdeğer tutmuşlardır.
    Dün olduğu gibi bugün de Çepniler Ulu Önder Atatürk’ün izinde yürümeye devam ediyorlar halen…
    Şimdi Derneğimize bir göz atarsak derneğimiz ilk kez 1999 yılında Doktor Kureyş Bozkurt abimiz ve yönetim kurulu üyeleri olan diğer saygıdeğer abilerimiz ablalarımız tarafından kurulmuş olup yaklaşık bir yıl sonra kapanmıştır.
    Daha sonra mali müşavirimiz Sayın Aktan Şahan ve Yönetim kurulu üyelerimiz tarafından 2010 yılında kurulmuş olup bir süre sonra aynı zamanda Köseler Köyü dernek başkanımız da olan Sayın Zülfikar Aslan ve yönetim kurulu arkadaşlarımıza görev verilmiştir.
    İkinci kez derneğimizin kurucu başkanı olan ve çok zor şartlar altında Derneğimizin kurulmasını sağlayan
    Sayın Aktan Şahan ve yönetim kurulu üyelerine yine 2011 Yılından bu yana Derneğimizin tüm maddi manevi kahrını çeken emek zaman ve para harcayan Sayın Zülfikar Aslan’a ve yönetim kurulu üyelerine teşekkür ediyorum ayrıca kurulduğu günden bu yana aidat alınmadan derneği ayakta tuttukları için Sayın Aktan Şahan’a ve Sayın Zülfikar Aslan’a derneğimize emek veren çeşitli kademelerde görev alan değerli yönetim kurulu üyelerine ayrı ayrı tekrar teşekkür ediyorum…


    Yaptıklarınızın karşısında saygıyla eğiliyorum…
    Emeklerinize sağlık değerli dostlarım…
    Sağolun varolun…
    Sıra şimdi bizlerde değerli dostlar sıra şimdi bizlerde…
    Bu bayrağı şimdi teslim alıyoruz ve bu bayrağı daha yükseklere daha ileriye taşımak artık bizim boynumuzun borcudur.
    Bundan hiç ama endişeniz olmasın Kıymetli Akrabalarım…
    Değerli Dostlar Meşakkatli bir yolun başındayız ve hep birlikte uzun bir yolculuğa çıkıyoruz.
    Yolumuz hizmet yoludur.
    Yolumuz gönül yoludur…
    Yolumuz birlik yoludur…
    Hep birlikte yolumuz açık olsun…
    Yolumuz aydınlık olsun…
    Acaba diyorum o balık tutmayı öğrendiğimiz yüzmeyi öğrendiğiniz çocukluğumuzun geçtiği pırıl pırıl sularını içtiğimiz Merzimen çayımız var ya Merzimen çayımız kanalizasyon suyu değil de tertemiz pırıl pırıl kirlenmemiş şekilde akar mı acaba?
    Bunun için projeler sunacağımızdan hiç kuşkunuz olmasın bunun için gerek yerelde gerek merkezde girişimlerde bulunacağımızdan da hiç kuşkunuz olmasın daha düne kadar Alleben deresinden kanalizasyon suyu akıyordu ama çalışmalar emek proje kapsamında tekrar Alleben deresinden tertemiz sular akmaya başladı…
    Merzimen Çayı gürül gürül ve pırıl pırıl akmalı Değerli Dostlarım…
    Merzimen ağlamamalı…
    Merzimen kokmamalı…
    Ama…
    Merzimen Çayı çağlamalı…
    Merzimen Çayı çağlamalı…
    Kıymetli Dostlar
    Bizlerin tabiata borcu var biz Çepnilerin tabiata borcumuz var
    Bölgeye geldiğimizde 200 hektarın hepsi meşe ağacı ile dolu idi…
    Meşe ağacı her yeri sarmıştı korumuştu da atalarımız ecdatlarımızı…
    Ama biz Çepniler meşe ağaçlarına kıymıştık 100 hektarlık yeri kesmiştik yakmıştık kütüklerini bile sökmüştük…
    Evet geçim kaynağıydı o zaman serpenicilik kütükçülüktü ve artık geride kaldı…
    O dönem geride kaldı şimdi bizim tabiata borcumuzu ödeme zamanı
    Şimdi ağaç dikme zamanı, şimdi her köyümüzde ağaçlandırma çalışmalarına başlama zamanı.
    Hem de hemen şimdi…
    Değerli akrabalarım köylerimiz arasındaki yollarımız sorunlu ve geçit vermiyor bizlere…
    Bin yıldan beri kız alıp kız vermişiz ama geçit vermiyor yollar bize…
    Çepni köyleri ile Köseler Köyü arasındaki ara mesafenin yapılması konusunda ortak bir çalışma geliştirmemiz şarttır.
    Köseler ile Kuzuyatağı arasındaki yolun bağlantısının mutlaka hayata geçirilmesi için girişimlerimiz ve projelerimiz olacaktır ve bu projeleri yerelde ve genelde gündeme taşıyacağız çözüm yolları arayacağız…
    Yine Hasanoğlu’yla Altınpınar arasındaki yolun asfaltlanması ve hayata geçirilmesi konusunda birlikte ortak proje geliştirip bu yolunda yapılmasını sağlamamız gerekiyor.
    Yol yoksa gönül köprüleri de olmuyor…
    Gönül köprüleri kurmalıyız gönül köprüleri…
    Yine tabiattan devam edersek bölgemiz fıstıkçılık bölgesidir bölgemiz Türkiye’nin ve dünyanın en önemli fıstık üretim merkezlerinden birisidir biz sadece ve sadece fıstıkçılık konusunda elimizdeki gücün farkında değiliz.
    Eğer biz fıstık işletim sistemini hayata geçirebilsek fıstık işletmeciliği yapabilsek yani üreticiden ihracata kadar bütün sistemleri kendi içimizde organize edebilsek diyorum…
    Bu projeyi hayata geçirebilsek diyorum…
    Nasıl olur diye soruyorum sizlere…
    Güzel olmaz mı Akrabalarım…
    Tabii yapabilirsek güzel olur bunun da farkındayız,
    Ve çiftçilerimize sesleniyorum…
    Güzel günleri Çepni çiftçileri de görecek…
    Değil mi?
    Güzel günler göreceğiz hep birlikte.
    Fıstık bereketinin olduğu yılları da göreceğiz…
    Değerli Dostlarım Akrabalarım
    Bir hayalim daha var bir hayalim Sarılar Kuyusuna yani Çepni’nin merkezine İlkokul Ortaokul ve Lise yanında Sağlık Ocağı ve Kapalı Spor Salonu ve Halı Saha Futbol için yaptırabilir miyiz bu benim hayalim birgün gerçekleşir mi acaba…
    Gerçekleşmesi umudunu taşıyorum…
    Çepni’nin merkezi noktası olan Sarılar kuyusu mevkine Bülbül den Yarımca’ya Altınpınar dan Kayabaşı’na Dereköy’den Hasanoğlu’na kadar tüm çocuklarımızın okuyabileceği bir okul spor tesisi ve sağlık tesisi yapmak çok mu zor acaba ?
    Bu projemiz sizce de önemli değil mi?
    Çepni’nin bundan sonraki Çepni bölgesinde varlığı için oldukça önemli bir projedir.
    Bu projemizin de üzerinde önemle duracağız…
    Emek harcayacağız…
    Değerli Dostlar Kıymetli akrabalarım burada su anda 4 – 5 tane üniversite sınavına hazırlanan ve benimde koçluğunu yaptığım öğrencilerimiz mevcut onlara da hoş geldiniz diyorum güzel yarınlar onların olacak inşallah…
    Nerden çıktı bu koçluk sistemi diyebilirsiniz?
    Kendim sınava hazırlanırken çok ihtiyaç duyardım sınavı geçmiş birileriyle konuşmaya hedef koymaya oldukça önemliydi.
    Şimdi sıra onlarla aylık bir kez 1-2 saat düzenlerini bozmadan dernekte toplanacağız ve onların derse ve sınava motivasyonlarını üst düzeyde yaşatmak için çalışacağız.
    Eğitimde koçluk modeli ile üniversite hazırlanan gençlerimize ailelerinin yanı sıra ikinci güç olarak bizlerde görev alacağız.
    Yine sınavı kazanmış ve bir üst sınıfa geçmiş olan öğrencilerimizin kaynak kitaplarının derneğe bırakılmalarını ve ihtiyacı olanlarında Dernekten kaynak kitapları gelip almasını sağlayacağız…
    Bu şekilde bir destek daha sağlamış olacağız geleceğimiz gençlere…
    Bütün umudum gençlerde…
    Birlikte başaracağız…
    Değerli akrabalarım Çepniler Derneği olarak Halilbaş hariç tüm köylerimizde Cemevleri var.
    Cemevlerini Dernek olarak bugüne kadar tamamladık ama eksik olan önemli bir sorunumuz kaldı.
    1958 yılına kadar 48 Cem yapılan köylerimizde Cem ibadetlerimizi tekrar yapmalıyız.
    Cem ibadetlerimize başlamalıyız.
    Bunun için inanç Kurulu oluşturup Dedelerimizin önderliğinde bu eksiğimizi de gidermeyi planlıyoruz…
    Bunun içinde gerekli görüşmeler yapıldı.
    Yaklaşan yerel seçimler için ve özellikle Muhtarlıklarımız için Dernek olarak taraf ya da karşı taraf olmayacağız herkese eşit mesafede olacağız ve şuna inanıyoruz ki
    herkes demokratik hakkını kullanabilmeli.
    Kimler gibi?
    Demokrasiyi en fazla özümsemiş 1954 den günümüze kadar devam eden muhtarlık seçimini yaşamış ve halen yaşayan türkülerimize konu olmuş Sarılar köyümüz gibi olmalıyız.
    Seçim bittiği an iç çekişmelerimizin de bitmesi gerekir.
    Bilelim ki biz büyük bir aileyiz.
    Aramızda yarış da olabilir…
    Ama hoşgörümüz makamların mevkilerin her zaman üzerinde olmalı…
    Sizlerden son isteğim
    Bin yıldan beri bizlere emanet edilen topraklarımızın Çepni toplumu dışında satılmamasını atalarımızın her karışında alın teri emek gücü olan bu 200 hektarlık topraklarımızın Çepni toplumu dışında satılmamasını sizlerden özellikle istirham ediyorum…
    Ve…
    Sözlerimi büyük ozan Aşık Hüseyin Kırmızıgül’ü yad ederek sonlandırıyorum
    Gönül gurbet ele varma
    Ya gelinir ya gelinmez
    Her güzele meyil verme
    Ya sevilir ya sevilmez
    Gel ey gel ey ey

    Has bahçenin nar (gül) ağacı
    Kimi tatlı kimi acı
    Benim derdimin ilacı
    Ya bulunur ya bulunmaz
    Gel ey gel ey ey

    Deryalarda yüzer bahri
    Doldur ver içeyim zehri
    Zalim gurbet elin kahrı
    Ya çekilir ya çekilmez
    Gel ey gel ey ey

    Ördek gelir güle güle
    Yüzer suya dala dala
    Güzel sevmek bir sarp kale
    Ya alınır ya alınmaz
    Gel ey gel ey ey

    Sefil Ali’m güler ağlar
    Her işini hakka ağlar
    Yar senle sürdüğüm demler
    Ya bulunur ya bulunmaz
    Gel ey gel ey ey

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code