Gaziantep Tutku Emlakwww.gazianteptutkuemlak.comArsa, arazi, fabrika arazisi, bağ bahçe, tarlaAra: 0544 290 63 27
DOLAR 50.16 ₺
EURO 55.94 ₺
STERLIN 67.02 ₺
G.ALTIN 6,556.39 ₺
BTC 75,507.39 $
ETH 2,219.93 $
BİST 0.00
    ads
    ads

    İMO’lu Güçyetmez’den Gaziantep için “Sünger Şehir” çağrısı

    GUNDEM 0
    Yayınlama: Kaynak: Haber Merkezi

    İMO Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, her şiddetli yağışta cadde ve alt geçitlerin göle döndüğünü belirterek Gaziantep’te acilen “Sünger Şehir” modeline geçilmesi gerektiğini söyledi ve dört maddelik çözüm önerisi sundu.

    İMO’lu Güçyetmez’den Gaziantep için “Sünger Şehir” çağrısı

    TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Burkay Güçyetmez, Gaziantep’te şiddetli yağışların ardından yaşanan su baskınlarına dikkat çekerek kentte acilen “Sünger Şehir” modeline geçilmesi çağrısında bulundu. Güçyetmez, yağmurlarda cadde ve sokakların göle dönmesini önlemeye yönelik yapısal önerilerini kamuoyuyla paylaştı.

    Güçyetmez, “Gaziantep gibi tarihi ve potansiyeli büyük bir kentin, her şiddetli yağmurdan sonra sulara teslim olmasını kabul edemeyiz” dedi.

    “Şehri doğal afetlere karşı dirençli hale getirmek mümkün”

    Yağışların ardından caddelerin, alt geçitlerin ve ana arterlerin su altında kalmasının vatandaşları ve esnafı mağdur ettiğini belirten Güçyetmez, sorunu yalnızca iklim değişikliğine ya da ani yağışlara bağlamanın planlama eksikliklerinin üzerini örtmek anlamına geleceğini vurguladı.

    Güçyetmez, “Bilimin, mühendisliğin ve doğru kentsel planlamanın ışığında şehri doğal afetlere karşı dirençli bir yapıya kavuşturmak mümkündür. Deprem gerçeğinde olduğu gibi sel ve taşkın gibi doğa olaylarının da afete dönüşmesini önlemek, liyakatli kadrolar ve doğru planlama ile sağlanabilir” ifadelerini kullandı.

    “Bütüncül bir planlama krizi yaşıyoruz”

    Kent merkezindeki caddelerin her yağışta taşkın havuzuna dönmesinin temel nedeninin, toprağın suyu emme kapasitesini yok eden kontrolsüz betonlaşma olduğunu söyleyen Güçyetmez, şöyle konuştu:

    “Gaziantep’te her kuvvetli yağış sonrası karşılaştığımız durum; kentsel hidroloji, arazi kullanımı, yol geometrisi ve iklim direncinden yoksun yerel imar politikalarının birikerek ortaya çıkardığı bütüncül bir planlama krizidir. Özellikle alt geçitlerde ve ana arterlerde yol kotlarının zaman içinde hatalı uygulanması, yüzey sularının çukur alanlarda birikerek tehlikeli su havuzları oluşturmasına sebep olmaktadır.”

    “Sadece boru çaplarını büyütmekle sorun çözülmez”

    Çözümü yalnızca yer altındaki boruların çaplarını büyütmekte aramanın modern mühendislik yaklaşımıyla bağdaşmadığını belirten Güçyetmez, gelişmiş metropollerin kentsel taşkınlarla başa çıkmak için “Sünger Şehir” konseptini uyguladığını hatırlattı. Güçyetmez, bu modelde yağmur suyunun kanallarla hızla uzaklaştırılmak yerine kent tarafından bir sünger gibi emilip depolandığını ve yeraltı su rezervlerine kazandırıldığını anlatarak Gaziantep’in bu teknik ve idari dönüşümü acilen başlatması gerektiğini söyledi.

    Dört maddelik çözüm önerisi

    Güçyetmez, kent için hayata geçirilmesi gereken adımları şöyle sıraladı:

    • Yol ve alt geçit geometrilerinin bilimsel revizyonu: Yol yenileme ve asfaltlama çalışmalarında yüzey sularını doğru tahliye edecek eğim düzenlemeleri yapılmalı, alt geçitler su tuzağı olmaktan çıkarılmalı.
    • Doğa tabanlı yeşil altyapı: Parklar, meydanlar ve geniş orta refüjler yağmur suyunu emip tutabilen biyolojik tutma hendekleri olarak yeniden tasarlanmalı.
    • Geçirimli zemin uygulamaları: Açık otoparklarda, kaldırımlarda ve yaya alanlarında suyun yeraltına sızmasına olanak tanıyan geçirimli kaplamalar standart hâline getirilmeli.
    • Kurumlar arası tam entegrasyon: Yol yapım, park-bahçeler ve altyapı birimleri ortak bir mühendislik onayıyla, suyun doğal döngüsünü hesaba katarak çalışmalı.

    Güçyetmez açıklamasını, “Kentsel dirençlilik inşası siyasetin ötesinde, doğrudan can ve mal güvenliğini ilgilendiren temel bir meseledir. Gaziantep’in altyapısal geleceği popülist ve geçici müdahalelere değil; uzun vadeli, bilime dayalı ve mühendislik denetiminde işleyen bütüncül planlamalara emanet edilmelidir” sözleriyle tamamladı.

    İlk Yorumu Sen Yaz
    code