Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Gaziantep’in ekonomik durumunu gündeme getirdi. Kentin üretim gücünün yurttaşların refahına yeterince yansımadığını belirten Meriç, işsizlikten çiftçi borçlarına, konkordato kararlarından kapanan esnaf dükkânlarına kadar pek çok veriyi Meclis kürsüsünden paylaştı ve bu tablonun yanlış politika tercihlerinin sonucu olduğunu savundu.
Gaziantep’in tarihî direnişi, üretim gücü ve girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin öncü kentlerinden biri olduğunu hatırlatan Meriç, kentin nüfus bakımından Türkiye’nin dokuzuncu büyük şehri ve makine halısı üretiminde dünya lideri olduğunu söyledi. Buna karşın Gaziantep’in işsizlik oranında Türkiye’de dördüncü sırada yer aldığını belirten Meriç, “Üretim gücü bu kadar yüksek bir kentte, üretimin yarattığı refah neden halkın yaşamına aynı ölçüde yansımıyor?” diye sordu.
Son bir yılda Gaziantep’te 100 binden fazla işçinin işine son verildiğini ifade eden Meriç, sendika açıklamalarına göre yalnızca tekstil sektöründe yaklaşık 20 bin kişinin işsiz kaldığını aktardı. Meriç, “Bu tabloyu sanayicinin ya da işçinin üzerine yıkarak iktidar sorumluluktan kaçamaz. Üretimi ve istihdamı ayakta tutacak öngörülebilir koşulları oluşturmak, ülkeyi yönetenlerin görevidir” dedi.
Eylül ayında yalnızca bir hafta içinde Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’ndeki 13 şirket ve 5 kişi hakkında konkordato süreci kapsamında kararlar verildiğini hatırlatan Meriç, bu gelişmelerin kentteki üretim zincirinin ne kadar kırılgan hâle geldiğini gösterdiğini kaydetti.
Gaziantep’te 43 bin 790 çiftçinin mazot, gübre, ilaç ve sulama elektriği maliyetleri nedeniyle üretimde zorlandığını belirten Meriç, üreticinin faizli borç yükünü hafifletecek bir tasfiye fonu kurulmasını talep etti.
TESK verilerine dayanan yerel haberlere göre 2026’nın ilk yedi ayında kentte 618 esnaf iş yerinin kapandığını, 256 esnafın da mesleğini bıraktığını aktaran Meriç, “Bu insanlar başarısız oldukları için değil, maliyet, borç ve finansman baskısı altında bırakıldıkları için üretimden ve ticaretten çekiliyor” ifadesini kullandı.
Bankaların Gaziantep’teki takipteki alacaklarının Ağustos 2026 itibarıyla 30 milyar lirayı aştığını söyleyen Meriç, kentte sosyal yardım alan kişi sayısının 500 bin ile 550 bin arasında olduğunu, 19 büyük şirketin konkordato ilan ettiğini ve icra dairelerindeki dosya sayısının 300 bini geçtiğini belirtti.
Borç baskısı, işletmelerin ayakta kalma güçlüğü, iş kaybı ve sosyal yardım ihtiyacının aynı tablonun farklı yüzleri olduğunu vurgulayan Meriç, “İktidarın görevi yoksulluğu yönetmek değil, yurttaşı yoksulluğa mahkûm eden koşulları değiştirmektir” dedi. Gaziantep’in emeğini övüp yoksulluğunu olağan gösteren anlayışı kabul etmediklerini söyleyen Meriç, konuşmasını şöyle tamamladı: “Gaziantep’i yeniden eski görkemli günlerine kavuşturmak bizim görevimizdir. Bu kentin hakkını savunmaya, yanlış politikaların hesabını sormaya ve Anteplilerin emeklerinin karşılığını alacağı bir düzen için mücadele etmeye devam edeceğiz.”