Güneydoğu Anadolu bölgesinde hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörünün ihracatı, yılın ilk beş ayında 1,5 milyar dolar oldu. Hububat sektörü, bölgenin 4,8 milyar dolarlık toplam ihracatı içindeki yüzde 30,9 payıyla liderliğini sürdürdü. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre sektörün ihracatı, miktar bazında yüzde 1,4 azaldı.
KADOOĞLU ARZ GÜVENLİĞİ DEDİ
Kadooğlu, Suriye güzergahındaki operasyonel istikrarın ve yeni transit hatların Türkiye'nin bölgesel gıda arz güvenliğindeki yönlendirici rolünü daha da pekiştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Orta Doğu’da artan çatışmalar ve Hürmüz Boğazı'ndaki belirsizlikler, tedarik zincirlerinde güvenilir kara koridorlarının inşasını artık bir zorunluluk haline getirmiştir. Bu bağlamda bölgesel istikrarın giderek tahkim edildiği Suriye sahasındaki normalleşme adımları, sadece komşu ülke olarak ticari hacmimizi büyütmekle kalmıyor, tüm bölgenin gıda arz güvenliğine yanıt veren stratejik bir zemin sunuyor. İslahiye ve Nusaybin gibi kapıların tam kapasiteyle devreye alınma hazırlıkları, Kalkınma Yolu vizyonuyla birleştiğinde meseleyi ikili ticaretin çok ötesine taşıyacaktır. Türkiye-Suriye-Ürdün ve Suudi Arabistan hattının kesintisiz bir transit rotaya dönüşmesi, sanayicimizin ürettiği temel gıda ürünlerinin en kısa sürede Körfez'in derinliklerine ulaşabilmesini sağlayacaktır. Dünyanın en büyük buğday unu, rafine ayçiçek yağı ve makarna ihracatçılarından biri olarak sahip olduğumuz üretim kapasitesini, yeni açılan lojistik arterlerle birleştireceğiz. Suriye'nin yeniden inşası sürecinde ve çevre coğrafyanın temel gıdaya erişiminde üstlendiğimiz doğal tedarikçi rolümüzü, bölgesel istikrarı destekleyen girişimlerimizle daha ileriye taşıyacağız.”
ÇOK YÖNLÜ BİR STRAJETİYLE YÖNETİYORUZ
Türkiye’nin üstlendiği bölgesel tedarik merkezi konumunun korunabilmesi için gıda ticareti stratejisinin tarımsal dinamiklerle uyumlu yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Kadooğlu, yeni hasat sezonundaki rekolte beklentileri ile uluslararası gıda piyasalarındaki konjonktürel gelişmeleri şu sözlerle aktardı: “Bölgesel ticaretteki yönlendirme kapasitemizi korumak ve açılan yeni lojistik koridorları kesintisiz besleyebilmek, doğal olarak hammadde tedarik süreçlerinin çok yönlü bir stratejiyle yönetilmesini gerektiriyor.”
HASAT TAKVİMİ DARALDI
“Bu yıl, uzun yıllar ortalamasının üzerindeki yağışların bereketiyle yurt genelinde hububat rekoltesinde tarihi seviyeler bekliyoruz, ki bu ulusal gıda arzımız adına çok güçlü bir güvence. Ancak, iklimsel gerçekliklerin hasat takvimini dar bir periyoda sıkıştırması ve beraberinde getirebileceği bölgesel kalite farklılıkları, sanayicimizin üretim planlamasında proaktif olmasını zorunlu kılıyor. Bu noktada, iç piyasa dinamiklerini ve üreticimizi koruma önceliğimizden taviz vermeden üretim maliyetlerini dengelemek ve yüksek ürün kalitesini standardize etmek amacıyla uluslararası piyasalardan yapılan hammadde tedariki rasyonel bir zorunluluk haline geliyor. Tedarik zincirimizin her bir halkasını, katma değerli ihracat vizyonumuza hizmet edecek birer enstrüman olarak kurgulamaya devam edeceğiz."


