Tüm Emeklilerin Sendikası Gaziantep Şube Başkanı Münevver Ayten KİMYA, kamu emekçilerinin yoksulluk sınırının çok altında maaş aldığını, memur emeklilerinin ise ortalama aylığının açlık sınırının da altında kaldığını belirtti.
Kamu emekçileri ve kamu emeklilerini ilgilendiren 8. Dönem Toplu Sözleşmesi, toplamda yaklaşık 6 milyon kişiyi kapsamasına rağmen, beklendiği gibi iktidarın emek düşmanı politikalarının bir yansımasıyla sonuçlanmıştır.
Kamu emekçileri yoksulluk sınırının çok altında maaş alırken, memur emeklilerinin ortalama aylığı açlık sınırının altında kalmıştır. Açlık sınırı yaklaşık 25 bin lira civarındadır. 2026 ve 2027 yıllarında bu makasın daha da açılması beklenmektedir. Kaldı ki, bugüne kadar iktidarın hiçbir enflasyon tahmini tutmamış, her dört ayda bir enflasyon oranlarını yükseltmek zorunda kalmıştır. 2025 yılı için de öngördüklerinden daha yüksek olacağını kendileri de kabul etmişlerdir.
Geçen yıldan bu yana memur emeklilerinin maaş artışları, TÜİK enflasyonunun bile altında kalmıştır. Bugün her bir emeklinin aylık ortalama 3 bin liraya yakın kaybı vardır. Yandaş sendika ise adeta tiyatro oynamaktadır. Onlardan hiçbir ümidimiz yoktur.
Emekliler olarak taleplerimiz şunlardır:
Bu masada bizim aylıklarımız belirleniyor. Ancak biz masada yokuz. Bu kabul edilemez. Sendika olarak tanınmamız ve masada olmamız gerekir. İktidar bu konuda yan çiziyor. Hakem heyeti adı altında iktidar güdümlü bir kurul kaldırılmalıdır. Çözüm, eşit koşullarda masada sağlanmalıdır. Uyuşmazlıklar ancak grev hakkının tanınmasıyla çözülebilir. Grev hakkı tanınmalıdır.
En düşük emekli aylığı, en düşük memur maaşına eşitlenmelidir. SSK’lılarda aylık bağlama, çalışırken alınan son maaş üzerinden hesaplanmalıdır. Memurlarda seyyanen ödeme maaşın içine dahil edilmeli ve emekliliğe yansıtılmalıdır.
Bugün memurlara ödenen 18.680 liralık seyyanen ödeme, emeklilere de verilmelidir.
3600 ek gösterge, tüm 1. derecede emekli olanlara verilmelidir.
Acilen sendika statü yasası çıkarılmalıdır.
Bu beş ana başlığın dışında; sağlıkta katkı payları kaldırılmalı, intibak yasası çıkarılmalı, 5510 sayılı aylık bağlama kanunu ve 4688 sayılı yasa değiştirilerek emeklilerin toplu sözleşmeye katılması sağlanmalıdır.
Taleplerimiz karşılanmadığı sürece, kamu emekçileri, SGK ve BAĞ-KUR emeklileri ile emek dostu bütün demokratik kurumlarla birleşik bir muhalefeti örgütlemek boynumuzun borcudur.