“Burun tıkanıklığı yapan konka, ameliyat gerektirir”
Dr. Cengiz Çevik, burun iç kısımda, yan duvarlarda bulunan etlere Konka ismi verildiğini hatırlatarak, burun içi etlerinin bazı durumlarda aşırı büyümesiyle burun tıkanıklığı gelişebildiğini açıkladı. Çevik, “Burun kıkırdak kemik eğriliği olan kişilerde, eğriliğin karşı tarafında konka büyümeleri sıklıkla görülmektedir. Burun kıkırdak kemik eğriliği düzeltilmesi ameliyatına septoplasti denmektedir. Burnun, fonksiyonunu yerine getirmesini engelleyen sorunları düzeltmek için yapılır. Ameliyat, kemik yapısının olgunlaşmasıyla birlikte erkeklerde 17-18, kadınlarda ise 15-16 yaşından sonra uygulanır. Ancak bazı özel durumlarda daha erken yaşlarda da müdahale yapılabilir. Septoplasti ameliyatlarında temel prensip, burnun ön tarafındaki ve burun sırtındaki desteği koruyarak burun içerisindeki kıkırdak-kemik eğriliğinin düzeltilmesidir. Olguların çok büyük bir kısmında bu işlem kapalı teknik dediğimiz burnun içerisinden bir kesi yapılarak ameliyatı gerçekleştirmek mümkündür. Ameliyat sırasında burun içinden çalışıldığı için burnun dış kısmında herhangi bir şekil değişikliği, morarma, şişme ve ameliyat izi olmamaktadır. Hasta genellikle aynı gün evine yollanır. Ertesi gün her türlü faaliyetini yapabilir ve birkaç gün içerisinde işine dönebilir” şeklinde konuştu.
“Ameliyat sonrası tampon uygulaması gerekli mi”
Çevik, burun ameliyatları insanların çoğu zaman korku ile baktığı ve çoğunlukla rahatsızlıkları olduğu halde kaçtıklarını vurgulayarak, “Burun ameliyatları insanların en çekindikleri ameliyat gruplarından biridir. Bunun en önemli nedeni tampondur. Eskiden ameliyat sonunda her iki burun deliğine burun tamponu konmakta idi. Bu durum hastada nefes almayı çok zorlayıp bazen tehlikeli bir şekilde hastanın hava açlığı nedeni ile tamponu çekmesi ve kanama ile sonuçlanıyordu. Şimdi ise ameliyat esnasında burun içine koyduğumuz dikişler sonrasında tampona ihtiyaç kalmamakta ve ameliyat sonrası normal burun deliklerinden nefes alan hasta çok rahat etmekte ve de bu dikişler kendiliğinden eridiği için alınmaları da gerekmemektedir. Sadece bazı durumlarda yaklaşık % 5 hastaya tampon konulması gerekebilmekte, ancak bu tamponlar bugünün teknolojisi ile etrafa yapışmamakta ve kolay çıkıp ağrı veya kanamaya neden olmamaktadır. Ayrıca bazı tamponların ortasında delik vardır ve bu sayede tampon varken de hastanın nefes almasına olanak sağlanmaktadır. Ayrıca konkaların aşırı büyüdüğü durumlarda, radyofrekans yöntemiyle kesi yapılmaksızın konkalar küçültülebilmektedir” diye konuştu.