SANKO Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Güner Dağlı, “100’üncü gurur yılını kutladığımız Büyük Taarruz’un Başkomutanı Büyük Önder Atatürk’ü anlamak için Nutuk’u okumak gerekir” dedi. Anadolu Toplantı Salonunda, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende konuşan Rektör Prof. Dr. Dağlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, askeri dehaya sahip büyük bir lider olduğunun altını çizdi.
Lider olmanın sadece ekibin aynı yöne hareket etmesini sağlamak olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Dağlı, “Lider, ekibi motive eden, ekibini aynı düşünce etrafında toplayabilen ve onları aynı hedefe doğru yöneltebilen kişidir. Mustafa Kemal Atatürk gibi büyük bir lidere sahip olmak bizler için büyük bir onurdur” diye konuştu. SANKO Üniversitesi Ortak Dersler Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şahin Abdullah Sırmalı da “Kurtuluş Yolu” konulu sunum yaptı. Sakarya Meydan Muharebesi’nin Kurtuluş Savaşı için bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Sırmalı, “Sakarya Meydan Muharebesi düşman ordusu için sonun, Türk ordusu için İzmir’e uzanacak Kurtuluş Yolu’nun başlangıcı olmuştur” ifadelerini kullandı.
Büyük Taarruz öncesi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaptığı planlar ve aldığı kararların kurtuluşa giden yolu belirlediğini anımsatan Prof. Dr. Sırmalı, şöyle devam etti: “Büyük Önder’in şu tespitleri çok önemli; ‘Düşmana taarruz için üç vasıtanın yeterli olduğunu görmek gereğini duyuyorum. Birincisi milletin kendisidir. Milletin varlığı ve istiklali için gönlünde, vicdanında belirmiş olan istek ve emellerin sağlamlığıdır. İkincisi, milleti temsil eden meclisin göstereceği kararlılık ve yiğitliktir, üçüncüsü ise milletin silahlı evlatlarından oluşan ordumuzdur.’ Zaferin yol haritası budur.”
BÜYÜK ÖNDER ÇAY ZİYAFETİ BAHANESİYLE SEFERE ÇIKTI
Cepheye hareket günü Ankara’da herkesin çay ziyafetine gittiğini anlatan Prof. Dr. Sırmalı, sözlerini şöyle tamamladı: “Büyük Önder, sefer kıyafetlerini giyerek annesi Zübeyde Hanım’a vedaya gidip, elini öperek, izin ister. Atatürk, annesinin nereye sorusu üzerine ‘Çay ziyafetine’ cevabını verir. ‘Bu kıyafet ziyafete mahsus değil’ diyen Zübeyde Hanım, Büyük Önder’in sefere gideceğini anlar ve bunun üzerine şöyle bir mektup yazar: ‘Oğlum seni bekledim, dönmedin. Çay ziyafetine gideceğini söyledin. Ama ben biliyorum, sen cepheye gittin. Sana dua ettiğimi bilesin. Harbi kazanmadan dönme.’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve cennet vatanımız uğruna canlarını vermekten çekinmeyen isimsiz kahramanlar, Büyük Taarruz’a giderken arkalarında gözü yaşlı ama umut dolu aileler bıraktılar. Büyük bir gururla kutladığımız 30 Ağustos Zaferinin 100’üncü yılında tüm kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anarak, önlerinde saygıyla eğiliyoruz.”